Son Yazılarım

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

AĞAÇ « Bitkiler Odunlaşmış bir gövdesi olan, kökleri ile toprağa tutunmuş ve yapraklardan ya da yapraklı dallardan bir tacı olan bitki. Gövdeleri odunlaşmış da olsa,, ince gövdeli olanlara çalı denir. Bitkiye ağaç karakterini veren odunlaşmış gövde, tam tepesine kadar ya da yapraklı dalların başladığı yere kadar uzanır. Bütün bitkiler gibi ağaçlar da bol besine muhtaçtır. Ağaç besinini, toprağın derinliklerine kadar uzanan kökleri ile alır. Yaprakları ile aldığı güneş ışığını ve karbondioksit gazı ile özümlemeyi yapar. Ağaçlar, yaprakları bakımından ikiye ayrılırlar: Yapraklarını döken ve yapraklarını dökme... Devamı »»» AKASYA « Bitkiler Baklagillere bağlı, tropikal ve suptropikal bölgelerde yetişen bir bitki türü. Ağaç ya da ağaççık şeklinde yetişir. Sık yapraklıdır ve baharın sonunda beyaz salkıma benzeyen çiçekler açar.Yapraklan bileşik ve bir sap etrafında kuş tüyü gibi dizilirler. Yolları gölgelendirmek, çorak yerleri yeşertmek için ve süs olarak kullanılır. Bir türünden, eczacılıkta kullanılan arapzamkı elde edilir. ... Devamı »»» ANANAS « Bitkiler Bir çeneklilerden ananasgillerden bir bitki. Özellikle tropikal bölgelerde yetişir. Sert ve şerit biçimindeki yaprakları, uç tarafta bir demet meydana getirirler.Meyveleri hoş kokulu ve lezzetlidir. Komposto ve şekerlemeleri yapılır. ... Devamı »»» ARPA « Bitkiler Aynı adla anılan, taneleri ekmek ve bira yapımında kullanılan, hayvanlara yem olarak verilen, memleketimizde çok yetiştirilen buğdaygillerden bir bitki. uzunluğu çeşitli olmakla beraber buğday ve çavdardan daha kısadır. Başak uzunluğu, çeşitlerine göre değişir. Her başak boğumunda üç başakçık bulunur. Arpa'nın ekimi, biçimi ve bakımı, aynen buğdayınki gibidir. Arpa tanelerinde özellikle azotlu maddeler çoktur. Bu sebeple, çoklukla hayvan yemi olarak kullanılmaktadır. Fakat, daha çok genç hayvanlara yedirilir. Bazı ülkelerde siyah ve beyaz arpa unu, ekmek hamuruna karıştırılır. Arpa tanelerin... Devamı »»» ASLANAĞZI « Bitkiler İkiçeneklilerden bir bitki. Kuzey Yarımküresinde yetişir, otuz kadar türü vardır. Pembe ve kırmızı renkli güzel çiçekleri vardır. Bir süs bitkisi olarak yetiştirilir. ... Devamı »»» ASLANDİŞİ « Bitkiler İkiçeneklilerin bileşikgiller familyasından 50 kadar türü olan otsu bir bitki. Dilimli yapraklı, kısa gövdeli, sarı ya da turuncu renkte çiçekleri olan bir bitkidir. Kıraç yamaçlarda yetişir. ... Devamı »»» ASLAN PENÇESİ « Bitkiler İkiçeneklilerin gülgiller familyasından bir bitki.Otsu bitkilerdendir.60 kadar türü vardır.Dilimli yaprakları, sarımtrak renkli çiçekleri vardır.Afrika, Amerika, Avrupa dağlarında yetişir. ... Devamı »»» ASMA « Bitkiler Asmagiller familyasından, dalları çardak üzerinde yayılan bitkilere genel olarak verilen ad. 200 kadar çeşidi vardır. Devamlı güneş gören yerlerde kurulan çardaklarda, gölge vermek için yetiştirilirler. Bir süs bitkisi özelliği taşımakla beraber, üzüm yetiştirmek için de istifade edilir. ... Devamı »»» AFYON « Bitkiler Gelincikgillerden haşhaş denilen bitkinin iyice ermemiş meyvelerinden elde edilen koyu kahve rengi, baygın kokulu acı bir madde. İçindeki alkaloidlerden dolayı hekimlikte kullanılan en önemli ilâçlardan biridir. İlâç olarak afyondan morfin, kodein, papaverin, protpoin gibi ağrı ve sancıları kesici ilâçlar elde edilir. gramı çocukları, 0,5 - 2 gramı büyükleri öldürebilecek kadar zehirli olan bu maddenin insanlara zarar vermesini önlemek için milletlerarası tedbirler alınmış ve 1912 de Lahey'de, 1931 de Cenevre'de toplanan konferanslarla afyon çıkarılması ve kullanılması birçok şartlara bağlanm... Devamı »»» AYÇİÇEĞİ « Bitkiler Bileşikgillerden bir bitki. Çeşitli türleri vardır .Bunlar çok kere uzun gövdeli otsu bitkilerdir. Yaprakları dilimsi; çiçekleri büyücek bir başçık şeklindedir. Ayçiçeğine yurdumuzun bazı yerlerinde �Günebakan� da derler. Süs bitkisi olarak yetiştirildiği gibi tohumlarından yağ çıkarmak içinde yetiştirilir. ... Devamı »»» BADEM « Bitkiler Gülgillerden, memleketimizde çok yetişen beyaz çiçek açan kazık köklü, orta boylu, yaprakları kama biçiminde bir ağaçtır. Beyaz çiçek açan ağacın bademi acı, pembe çiçeklinin tatlıdır. Sert bir kabukla örtülü olan meyvesi yenir ve şekercilikte kullanılır. ... Devamı »»» BAKLA « Bitkiler Baklagillerden, kazık köklü, yıllık bir bitki, kökleri 110 cm. kadar derinliğe iner. Yan kökleri kuvvetli bir şekilde etrafa yayılır ve üzerlerinde yumrular meydana gelir. Tüysüz olan sapı bir metre kadar yükselebilir. Sap üzerinde sarmalı durumda yaprakları vardır. Çiçekleri yaprak koltuklarından çıkar. Çiçeklerin kendine has ve hoş bir kokusu vardır. Meyvesi, tohum araları bölmeli ve dolgun bir kapçıktır. Kapçık taze iken yeşil, olgunlaşınca esmerleşir ve sertleşir. Yemeklik olarak kullanılan baklanın Sakız baklası, Sultani bakla, Bayrampaşa baklası gibi çeşitleri vardır ve memleketimizin he... Devamı »»» BAKLAGİLLER « Bitkiler Kâpalıt tohumlular altşubesinin, ikiçenekliler sınıfına bağlı ayrı taçyapraklılardan bir bitki familyası. 500 kadar cinsi, 12.000 kadar da değişik türü olan zengin bir familyadır. Dünyanın hemen her bölgesine yayılmıştır. Ağaç, ağaççık ya da ot şeklindedir. Besin bakımından fakir topraklarda bile kolayca yetişir, bu toprakların azot bakımından zenginleşmesine de yardım eder. Bu familyada bakla, fasulye, mercimek bezelye gibi sebzeler, yonca, korunca, acıbakla gibi yem bitkileri; yerfıstığı, meyankökü, gibi sanayi bitkileri; akasya, erguvan, mor ve sarı salkım gibi ağaçlarla bahçelerde yetiştir... Devamı »»» BALDIRAN « Bitkiler Maydanozgillerden, nemli yerlerde kendiliğinden yetişen zehirli bir ot. Otsu ve gövdesi oldukça uzun olan bitkilerdendir. Yaprakları çok büyük, fakat her yaprak, tüy gibi ince ve birkaç dilimdir. Bu bitkide �konisin� denilen bir alkoid olduğu için hekimlikte çok kullanılır. Fazla miktarda alındığında felç sonucu solunumunun durması ile ölüm meydana gelir. Sokrates'in, ölüme mahkûm olduktan sonra baldıran içerek kendini zehirlediği ünlüdür. ... Devamı »»» BALLIBABA « Bitkiler Ballıbabagillerden Asya, Afrika ve Avrupa'da 40 tan fazla türü bulunan bir bitki cinsi Otsu olan bu bitkiler yıllık olacağı gibi, uzun ömürlü de olabilir. Dört köşe olan gövdelerinin üzerleri çoklukla tüylüdür. Yaprakları saplı, yaprak şekilleri yumurta ve kalp biçiminde, kenarları sivri ya da testere gibi dişlidir. Çiçeklerinde balözü bulunduğundan böcekler tarafından çok ziyaret edilir. Bazı türleri süs bitkisi olarak yetiştirilen ballıbabalar,yurdumuzda yol, hendek kenarlarında, orman ve çayırlarda rastlanır. ... Devamı »»» BAMYA « Bitkiler Ebegümecilerden bir bitki. Ilık iklimlerde bir yıllık, sıcak iklimlerde daha uzun ömürlüdür. Afrika ve Asya'dan bütün dünyaya yayılmıştır. Memleketimizde de eskiden beri yetiştirilmektedir. Sapı, ılık iklimlerde 70-90 cm. sıcak iklimlerde 1-2 metredir. Yapraklar1 el ayası şeklinde, kökleri oldukça derinde, meyvesi ince uzun piramit şeklinde tohumları yuvarlak, oval ve yeşil renktedir. Çiçek açar açmaz toplanır ve ipe dizilerek güneşte kurutulur. ... Devamı »»» BEZELYE « Bitkiler Baklagillerden bir bitki. İlk ve orta çağlardan beri bilinen bu bitkinin taze ,yeşil kabuğu ile taneleri, ya da yalnız taneleri yenir. Çoklukla ilkbaharda turfanda bir sebze olarak piyasaya çıkarılan bezelyenin çeşitli türleri vardır. Çiçekleri beyaz, menekşe renginde olabileceği gibi, boyu bodur, yarı yüksek, yüksek olabilir. Bazı türlerinin yalnız iç taneleri yenebileceği gibi, bazılarının da yeşil kabuklarıyla birlikte iç kabukları yenebilir. Memleketimizde öbür sebzeler ve fasulye kadar olmamakla beraber bol miktarda yetiştirilmektedir. ... Devamı »»» BİBER « Bitkiler Patlıcangillerden bir çeşit bitki. Avrupa, Afrika ve Asya'da, Amerika'nın keşfinden sonra yayılan bu bitki sıcak yerlerde iyi yetişir. Meyveleri hem taze yeşil, hem de kurutularak, konserve halinde yenebilir. Sivri biber, dolmalık biber, domates biberi gibi çeşitleri vardır. Kırmızı olan bir çeşidi de kurutulduktan sonra öğütülerek toz kırmızı biber şeklinde baharat halinde kullanılır. Memleketimizde oldukça geniş ölçüde kullanılan ve boyu bazen 6 metreye kadar ulaşan bu bitki yaz aylarında en çok yenen sebzelerden biridir. ... Devamı »»» BİR HÜCRELİ BİTKİLER « Bitkiler Bazı yazarlar tarafından protofitlere (protophyte) verilen ad. ... Devamı »»» BİTKİ « Bitkiler Bir yere tutunmuş yeşil renkli ve renksiz ,çiçekli ve çiçeksiz, meyveli ve meyvesiz, gelişip döl veren, ömrünü tamamladıktan sonra kuruyarak varlığı sona eren canlıların genel adı. Canlılar dünyasının öbür kolu hayvanlardan bitkileri ayırmak kolay görünürse de, ilkel hayvanların ve ilkel bitkilerin yapılarında fark bulmak zorlaşır. İlkel bitkiler ve ilkel hayvanlarda canlılık olayları yalnız protoplâzmad andır. Fakat ,hayvanlar gibi soluyan, çeşitli hareketler gösteren, uyarılabilen bitkiler; gelişmeleri ilerledikçe, hayvanlardan ayrı bir canlılar dünyası olduklarını belirten özellikler kazanı... Devamı »»» BİTKİLERİN FİZYOLOJİSİ « Bitkiler Her canlı gibi bitkilerde de beslenme, solunum, büyüme ve üreme faaliyetleri vardır. Beslenme : Bitkilerin beslenmesi de rol oynayan maddeler su, madde tuzları, hava ve güneştir. Bitkiler, klorofil taşıdıklarından, bunları (anorganik maddeleri) organik madde haline getirirler. Su, bitki için en önem maddelerden biridir. Bitkiler, suyu, emici tüyleri vasıtasıyla topraktan alır odun boruları vasıtasıyla topraktan al ve odun boruları vasıtasıyla yapraklar kadar gönderir. Suyun içinde buluna madensel tuzlarla ve havadan aldığı karbondioksitle, güneş ışığı altında Özümlemeyi yaparak ,organik besi... Devamı »»» BİTKİ SİSTEMATİĞİ « Bitkiler Ortak özellikte olan, birbirlerine benzeyen, benzer karakterleri olan bitkilerin bir araya getirilmesi ile meydana gelen sınıflandırma. Dünyadaki hayvan ve bitkilerin çokluğundan doğan bu ihtiyaç sonucu, bütün bitkileri, başlıca, karakterleri ile tanımak imkânı sağlanmıştır. Bitkiler dört şubeye ayrılır : Talli bitkiler. Kara yosunları, Eğreltiler (bunlar çiçeksiz bitkilerdir); Tohumlu bitkiler (bunlar çiçeklidir) ... Devamı »»» BOZKIR « Bitkiler Sert çayırlarla otların, bunlar arasında serpilmiş çalılarla dikenlerin meydana getirdiği bir bitki topluluğu. Bozkırlar, çoklukla astropik kuşakta geniş yer tutar. Yaz olduğu, böylece bitki topluluklarının yeteri kadar yeşermeğe fırsat bulamadığı alanlarda meydana gelen bozkırlar, bazen ılık iklim bölgelerinde, tropik kuşağa doğru da yer yer sokulurlar. Bozkırlarda yetişen bitkiler, bu iklim şartlarına uymuş, kurakçıl bir yapı gösteren, üstleri balmumu tabakası ile kaplı küçük yapraklı kökleri toprak altında su çekebilmek için derinlere giden tüylü, meşin gibi sert soğuklara karşı dayanıklı, ... Devamı »»» BÖCEKÇİL BİTKİLER « Bitkiler Çoğu sıcak memleketlerde olmak üzere 500 e yakın türü bulunan bir bitki grubu. Bu bitkiler kendi kendilerine özümleme yapıp normal beslenebildikleri halde, azot ve fosforlu besin tuzları bakımından fakir olan topraklarda yaşadıklarından topraktan alamadıkları bu maddeleri canlı hayvanları bilhassa böcekleri avlanmak ve sindirmek suretiyle sağlarlar. Bu bitkilerin başlıcaları Drozera, Diyonea, Utrikularya, Nepentes tir. Bunların böcek tutan organları, çoklukla yapraklarından, ya da yaprak kısımlarından ibarettir. Bunlar, çeşitli salgı ve balözleriyle böcekleri kendilerine çekerler. Böylece bi... Devamı »»» BÖĞÜRTLEN « Bitkiler Gülgiller familyasından 300 den fazla türü olan bir bitki cinsi. Dünyanın çeşitli yerlerinde yetişen ve çoğu ağaççık olan bu bitkiler, insan ve hayvanlar tarafından zevkle yenir. Yurdumuzda dere, tarla ve sulak yerlerde bulunur. ... Devamı »»» BUĞDAY « Bitkiler Buğdaygiller familyasının en önemli bir bitkisi. Yıllık bir bitki olan buğdayın kökü saçaklı, yaprakları şerit gibidir. Ekilen tohumlar, iyi toprakta bir kaç gün içinde filizlenir. Olgunlaşma zamanı gelince buğday başak vermeğe başlar. Her başakta 10-100 kadar buğday tanesi bulunabilir. Buğday taneleri ilkin yeşil, sonraları koyu krem rengini alırlar. İnsanların, besin olarak kullandıkları en önemli üç- dört cins tahıl arasında bulunmaktadır. Unun ve ekmeğin en çok yapıldığı bitki, buğdaydır. Bu sebeple buğday, ekmek şeklinde dünyanın en medenî bölgelerinde de kullanılmaktadır. Tarihten önce... Devamı »»» BURÇAK « Bitkiler Ayrı taçyapraklı ikiçeneklilerin baklagiller familyasından bir bitki. Taneleri hayvanlara yem olarak yedirilir. Her yıl tohumdan ekilerek yetiştirilir. Taneleri mercimeğe benzer. Oldukça derine giden bir kazık kökü vardır. Baklaya benzeyen meyvesinde kırmızımtrak renkli tanecikler bulunur. ... Devamı »»» ÇAKIR DİKENİ « Bitkiler Maydanozgillerden bir bitki. Deve elması adı ile de bilinir. Tarlalarda ver kır yollarında çok yetişir. ... Devamı »»» ÇALILIK « Bitkiler Büyük orman bölgelerinde, ormanlar dışında kalan ya da orman boşluklarında bulunan ve iki metreye kadar yükselebilen bodur ağaçlardan meydana gelmiş, yeşil alanlara verilen ad. Burada bulunan ağaççıklara da �çalı� adı verilir. ... Devamı »»» ÇAM « Bitkiler Çamgillerden olan ağaçların genel adı. Çam ağaçlarına, ılıman ve soğuk iklim bölgelerinde, deniz seviyesinden 1500 - 2000 metre yüksekliklere kadar her yerde rastlanır. Yavaş büyüyen ve yetiştirilmesi güç bir ağaçtır. Her zaman yeşil kaldığı .yapraklarını dökmediği için, gösterişli, hoş görünüşlü bir ağaçtır. Ormanlarda toplu olarak bulunduğu gibi, bahçelerde parklarda süs bitkisi olarak da yetiştirilir. Kerestesi dayanıklı olduğu için yapı işlerinde bol miktarda kullanılır. Yağlı parçalarından çıra, kozalak ve gövde sızıntısı sıvılarından zamk, reçine yapılır. Memleketimizde bulunan çeşitl... Devamı »»» ÇAVDAR « Bitkiler Buğdaygillerden bir çeşit bitki. Arpaya benzer. Fakat çabuk ve kolay yetişir. Unu ekmek yapmağa elverişli, fakat besleyici özelliği az olan bir undur. Çoklukla kuzey memleketlerinde iklimi ve toprağı buğday yetiştirilmesine elverişli olmayan yerlerde ve yüksek yaylalarda yetiştirilir. Alkollü içkilerden viski, cin, votka, çavdarlardan yapılır. ... Devamı »»» ÇAYIR « Bitkiler Buğdaygillerden birçok bitkilerin bir arada yetiştikleri alanlara verilen ad. Nehir yatakları çevresi, devamlı sular altında kalan yerler, yılın önemli bir bölümünde karlar altında kalan yerler, vadiler devamlı çayırlık alanların bulunduğu yerlerdir. Buralarda kendiliğinden yetişen bitkilerin köklerinin uzun olması, bitkilerin toprak üstünde bulunan bölümlerinin çeşitli sebeplerle harap olması, kesilmesi, hayvanlar tarafından yenilmesi halinde bile, bu alanların yine çayır alanları olmasını sağlar. Çayırlıklar, genel olarak tabiî çayırlıklar ve sun'î çayırlıklar olmak üzere ikiye ayrılır. Tab... Devamı »»» ÇINAR « Bitkiler İki çeneklilerden, gövdesi 30 metreye kadar yükselebilen bir ağaç. Yaprakları enli ve parçalıdır. Yeşilimtrak, gri renkte bir kabukla örtülü olan gövdesi oldukça geniştir.Kışın yapraklarını döker ve baharda yeniden yeşil yaprak bırakır. Çiçekleri küre şeklindedir. Bunlar, tek çekirdekli, üstü dikenli kabukla kaplı bir meyve haline gelir. Çınar, uzun ömürlü ağaçlardan biridir. Haşmetli bir duruşu vardır. Enli yapraklan, uzun ve yaygın dalları ile geniş bir gölge alanı verdiği için bir gölge ve süs ağacı olarak yetiştirilir. Ilıman iklim bölgesinde yetişen ağaçlardan olduğu için, b... Devamı »»» ÇİÇEK « Bitkiler Bir bitkinin, göz alıcı renklerle bezenmiş olan, çoğu güzel kokan, üreme organlarını taşıyan bölümü. En çok rastlanılan çiçekler, dört dizi bölümünden meydana gelmişlerdir. Bu dört bölüm, çiçek sapından gelişirler. Bu sapın ucu, bir tablayı hatırlatır ve �çiçeklik� adını alır. Çiçeği meydana getiren dizinin en dış bölümünde, bir çanak meydana getirecek şekilde dizilmiş olan çanak yaprakları vardır. Bunlar, çiçek tomurcuk durumunda iken, tomurcuğun bütün bölümlerini korur çiçek açtığında ona bir desteklik vazifesi görür. Çanağın içinde �taç� denen, göz alıcı renklerden meydana gelmiş taç-yapra... Devamı »»» ÇİÇEKLİ BİTKİLER « Bitkiler Bitkiler dünyasının ayrıldığı iki büyük şubeden biri. Bunlar tabiatta en çok karşılaştığımız ve tohumlu olan bitkilerdir. Çiçekli bitkiler şubesi, açık tohumlular ve kapalı tohumlular olmak üzere iki alt şubeye ayrılır. Bu alt şubeler de takımlara, familyalara, cinslere ve türlere ayrılmıştır. ... Devamı »»» ÇİÇEKSİZ BİTKİLER « Bitkiler Bitkiler dünyasının ayrıldığı iki büyük şubeden biri. Çiçeksiz bitkiler, 1 - Talli bitkiler, 2 -Karayosunları, 3- Eğreltiler olmak üzere üç şubeye ayrılmıştır. ... Devamı »»» ÇİMEN « Bitkiler Su kenarlarında, çayırlarda, ormanlarda tabiî halde bulunduğu gibi, süs bahçe ve parklarında, koru, yol, meydan, kayalık ve su ile çevrili geniş alanlarda yetişen küçük bir bitki cinsi. Bunların yüzlerce türü vardır. Tabiî olarak yetişen çimenlerden başka, özel olarak yetiştirilen sun'i çimenler de vardır. Bunlar, iyi hazırlanmış toprağa, çim bitkilerinin tohumlarının ekilmesi sonucu meydana gelir. Çimenler daima güneşsiz ve bulutlu havalarda sulanır ve bitkilerin tohum tutmalarına meydan vermeyecek şekilde vakit vakit el makasları ya da çimen biçen makinelerle biçilir. ... Devamı »»» ÇİMLENME « Bitkiler Bir bitkinin tohumdan gelişmesi. Çimlenme, ya tohumun toprağa düşmesi anından başlar ya da birkaç günlük, birkaç yıllık bir uyuma devresinden sonra başlar. Bu süre çeşitli şartlara bağlıdır. Bu şartların başlıcaları arasında su ve ısı vardır. Suyun ve ısının etkisiyle toprağa düşen tohum, ilkin şişmeğe başlar, bir süre sonra da kabuğu yarılır ve yavru bitkinin kökçük kısmı toprağın içme doğru aşağıya, sapçık kısmı da toprağın yüzüne doğru büyümeğe başlar. Bu büyüme sırasında beslenme, tohumun içindeki yedek besin maddeleriyle olur. Kök ve yapraklar, gelişmelerini kazanınca, bitki kendi besini... Devamı »»» ÇUHAÇİÇEĞi « Bitkiler Çuhaçiçeğigillerden bir bitki. Sık sık çiçek açan ve kışın saksılarda yetiştirilen bir bitkidir. ... Devamı »»» DAL « Bitkiler Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri. Bitkinin yaprakları, dallardan çıkar ... Devamı »»» DARI « Bitkiler Buğdaygillerden bir bitki. Kumsal topraklardan hoşlanan, kurağa dayanıklı, ilkbaharda ekilen yazlık bir bitkidir. Tür ve çeşitleri 300'e yakındır. Yeryüzünde buğday ve prinçten sonra en çok kullanılan bir besin maddesidir. Unundan ekmek yapıldığı gibi, çok nişastalı olması bakımından ispirto çıkarılmasında ve mayalandırılması ile de boza yapılmasında kullanılır. Kuşlara yem olarak verildiği gibi, özellikle Kuzey Afrika ülkelerinde en önemli besin maddesi olarak kullanılır. ... Devamı »»» DEFNE « Bitkiler Defnegillerden bir bitki. Boyu 8-10 metreye ulaşır. Yaprakları güzel kokuludur ve kış-yaz yeşildir. Çiçekleri, küçük sarı renkli bir buket halindedir ve çiçeklendiğinde çok güzel görünüşlüdür. Ezilen yaprakları, acı bademi andıran bir koku verir. Yapraklarından çıkan buharlar, küçük böcekleri öldürecek kadar etkilidir. Hekimlikte, uyku vermek, sinirleri yatıştırmak için ilâç olarak kullanılır. Yaprakları, bazı yemeklere, iştah açıcı olarak katılır. ... Devamı »»» DEMİRHİNDİ « Bitkiler Baklagillerden bir ağaç. Sıcak ülkelerde yetişir. Meyveleri, fasulye gibi uzunca bir kabuk içindedir ve yassı fasulye tanelerini andırır. Bunlardan yemek yapıldığı gibi, üzerlerine seker ekmek suretiyle de yenebilir. Fakat çoklukla, ferahlatıcı özelliğinden faydalanmak için şerbeti kullanılır. ... Devamı »»» DEREOTU « Bitkiler Maydanozgillerden bir bitki. Yıllık bir bitkidir. Gövdesi bazen bir metreye kadar yükselebilir. Yaprakları ince ve çam iğnesi gibidir, arı küçük çiçeklidir. Yaprak ve tohumları kokuludur. Dere otunun yaprakları iştah açıcı olduğun, dan salata ve yemeklerde kullanılır. ... Devamı »»» DEVEDİKENİ « Bitkiler Bileşikgillerden bir bitki. Eğri, küçük başlı, bataklık, tarla dikenleri gibi pek çok çeşitleri vardır. Başlıca zararlı bitkilerdendir, tarlalarda kendi kendine yetişir. Çiçekleri küçük birer enginar başını andırır, yaprakları iri dikenlidir. Boyu bazen bir metreye kadar bulunur. ... Devamı »»» DOMATES « Bitkiler Patlıcangillerden bir sebze. Esas yetişme yeri Amerika dır. İspanyollar aracılığı ile bütün dünyaya yayılmıştır. Sulu ve mayhoş meyvesi için yetiştirilir. Yeşilken turşusu yapıldığı gibi, kızarmışken salatası yapılır, çiğ ya da pişmiş halde yenebilir. Yemeklere lezzet vermek İçin ezmesi, pestili, salçası her mevsimde kullanılır. ... Devamı »»» EBEGÜMECİ « Bitkiler Ebegümecigillerden bir bitki. Çiçekleri açık mor renktedir. Çiçeği ve kökü hekimlikte, yaprakları da sebze gibi yemek yapılmakta kullanılır. Çoklukla tarla kenarlarında kendiliğinden yetişen bir bitkidir. ... Devamı »»» EĞRELTİOTU « Bitkiler Damarları çiçeksizlerden bir bitki. Gölgeli ve nemli yerlerde yetişen, özellikle nehir, dere, göl gölgeli orman altları, nemli duvar dipleri gibi yerlerde yetişir. Küçük fidanlar halinde bulunanları olduğu gibi, orman ağacı büyüklüğünde olanları da vardır. Yaprakları, toprakaltı gövdesi cin toprak yüzüne yakın yerlerinden çıkar. Hekimlikte, müshil olarak ve barsak kurtlarını düşürmek üzere kullanılır. ... Devamı »»» ENGİNAR « Bitkiler Bileşikgillerden bir bitki. Kökü, yıllarca yaşar ve her ilkbaharda toprak üstü kısımları yeşerir. Dikenli bir bitkidir. İri ve topuz biçimindeki yeşil çiçeği vardır. Çiçekliği sebze olarak yemek yapmada kullanılır. ... Devamı »»» ERGUVAN « Bitkiler Baklagiller familyasından bir ağaç. Pembe ve kırmızı renkte çiçekler açan, yaprakları çiçekten sonra meydana gelen, fasulye kabuğu şeklinde ince ve yassı bir yemiş veren bir ağaçtır. Bazı türleri sekiz metre kadar boy verir. Çiçeklerinin güzelliği sebebi ile bahçe ve parklarda süs için yetiştirilir. ... Devamı »»» ERİK « Bitkiler Gülgillerden, beyaz çiçek açan bir ağaç ve bunun meyvesi. Meyvesi ince zar kabuklu, sarı, kırmızı, yeşil ya da mor renkte, çok defa ceviz büyüklüğünde, mayhoş ya da tatlıca ,eti sulu, tek ve sert çekirdeklidir. Birçok çeşidi vardır. Çiğ yenmekle beraber yaş ya da kurusundan hoşaf ve komposto yapılır. ... Devamı »»» FASULYE « Bitkiler Baklagillerden yıllık bir bitki ve bunun yaş ya da kuru meyvesi, Tarlalarda, bahçelerde yetiştirilir. Çiçekleri, beş bileşik çanak yaprak, başka başka boylarda yarı taç yapraklarından yapılmıştır. Asıl tohumu meydana getiren sebze ve kuru halde iken yenen taneler, bu yaprak içinde, yukarıdan aşağı sıralanmıştır. Sebze taze ve körpe iken taneler küçüktür. Meyve yapraktan ayrılmaz. Kuru halde iken ise, taneler yapraktan ayrılabilir. Protein ve vitamin bakımından sebzelerin en zenginlerinden biri olan fasulyenin kuru halde taneleri ve yaş halde yaprağı meyve yaprağı ile meyvesi yenir. Çeşitli yem... Devamı »»» FINDIK « Bitkiler Palamutgillerden küçük bir ağaç ve bunun meyvesi. Özellikle Kuzey Yarımkürenin ılık bölgelerinde ve memleketimizde Karadeniz bölgesinde yetişir. Meyvesi, sonradan sertleşen yeşil bir dış kabuk içindedir. Meyve yuvarlak ya da uzunca yağlı ve nişastalıdır. Besleyici özelliği çok olan bir meyvedir. ... Devamı »»» FISTIK « Bitkiler Fıstıkgiller familyasından bir cins ağaç ve bunun meyvesi. Akdeniz iklimi bölgelerinde yetişir. Başlıca iki cinsi vardır. Antep fıstığı, dünyanın en çok tanınanıdır. Bizde çoklukla �Şam fıstığı� adı ile de bilinir. Gevrek bir kabuk içinde bulunur ve kuru yemiş olarak yenir.Yer fıstığı, sıcak bölgelerde yetişir. Çiçekleri toprağa gömülerek meyve veren küçük bir bitkidir.Özellikle güney illerimizde bol miktarda yetiştirilen Antep fıstığı, memleketimizin önemli bir ihraç maddesidir. ... Devamı »»» FİDAN « Bitkiler Meyveli, meyvesiz, iki ya da daha çok yıl ömürlü ağaç ve ağaçları üretmek üzere kullanılan, tohumundan sürmüş ya da odunlaşmış dalları köklendirmiş genç bitkilere verilen ad. Bunların yetiştirildiği yere �fidanlık�, bunları yetiştirme sanatına �fidancılık� denir.Meyve veren ağaç ve ağaççıkların fidanları kâr ya da zevk amacı ile yapılan meyve bahçeleri ile bağların kurulmasında kullanılır. Meyvesiz ağaç ve ağaççık fidanları ise süs bahçeleri, küçük korular, parkların kurulmasında işe yararlar. ... Devamı »»» FİDE « Bitkiler Odunlaşmayarak yaşayan ot halindeki bitkilerin bazılarını yetiştirmek amacı ile özel yerlerde tohumlarından ya da yetişmiş olanların dallarının köklendirilmesinden meydana gelen genç bitkilere verilen ad. Bunların yetiştirildiği yere �fidelik�denir. Fide, çoklukla, tohumları kıymetli ya da az miktarda olan bitkilerle iyi hazırlanmış topraklar üzerinde dikkat isteyerek yetiştirilmesi gereken bitkilerin üretilmesini sağlamış olur. ... Devamı »»» GÜL « Bitkiler Güller familyasının örneği olan çiçek ve onun ağaç ya da fidanı. Çiçeklerin en güzeli ve en çok çeşitlisidir. Rengi, kokusu, biçimi, boyu bakımından 4.000 kadar çeşidi bulunduğu söylenir. Renklilerinin güzelliği ve kokusunun hoşluğu sebebi ile bir süs bitkisi olmasının yanında, çok güzel kokulu yağı bulunması sebebi ile parfümeride başta gelen ilk maddedir. Ayrıca çiçek yapraklarıyla, reçel, tatlı, şurup ve likör yapılır. Parfümeride (esansçılıkta) kullanılan gülyağı önemli bir ticaret maddesidir. Memleketimizde özellikle Isparta ve Burdur'daki geniş gül bahçelerinde oldukça bol miktard... Devamı »»» HANIMELİ « Bitkiler Hanımeligiller familyasının örneği olan bitki. İlkbaharda başlayarak yazın bir kaç defa çiçek açar. Salkım halindeki sarı kırmızı çiçekleri güzel koktuğu için bahçelerde, duvar kenarlarında, ağaç diplerinde yetiştirilir. Tırmanıcı özelliği olduğu için duvar kenarlarını, ağaç gövdelerini ve çardakları süsler. ... Devamı »»» HARDAL « Bitkiler Turpgillerden bir bitki. Tadı sert ve yakıcı tohumları vardır. Hekimlikte ve yenecek, içecek bazı maddelerde kullanılır. ... Devamı »»» HAŞHAŞ « Bitkiler Gelincikgillerden bir bitki. Afyonun elde edildiği bitkidir. Kapalı ve açık başlı olmak üzere iki çeşidi vardır. Kapalı başlı olanlar, olgunlaştıktan sonra tohumlarını dökmezler; açık başlı olanlar ise tohumlarını kolayca dökerler. Haşhaş bitkisinin başları, çiçeklerini döktükten 35 - 40 gün sonra (Mayıs, Haziran aylarında) özel çakılarla sabahları işçiler tarafından yanlamasına çizilirler. Kesilen damarlardan, beyaz ve kıvamlı bir sıvı akar. Rengi ilkin beyaz olan bu sıvı, sonra esmerleşir, pıhtılaşır. Ertesi sabah bu pıhtılar bitkiden alınarak bir araya toplanır ve yoğrulur. Bu elde edilen,... Devamı »»» HAVUÇ « Bitkiler Maydanozgillerden bir bitki. Kökü uzunca, koni biçiminde ve etlidir. Sebze olarak yenen bitkilerdendir. % 88 i su olan havuçta % 10 kadar şekerli maddeler, nişasta ve azotlu maddeler bulunur. Sonbahar ve kışın çıkar. Çiğ olarak salatalarda ve pişirilerek yemeklerde kullanılır. ... Devamı »»» HIYAR « Bitkiler Kabakgillerden bir bitki. Sebze ile meyve arası bir bitkidir. Meyvesi, yeşili ince kabuklu, uzunca bir yeşillik salatasıdır. Turşusu yapıldığı gibi, tuzlanarak da yenir. Halk arasında �salatalık� da denir. ... Devamı »»» HİNDİBA « Bitkiler Salata ve sebze olarak yenen mayhoşça yapraklı bir bitki. Çoklukla çayırlarda ve yol kenarlarında kendiliğinden yetişir. Ak ve kara olmak üzere iki çeşidi vardır. Kökü toz haline getirilerek bazen kahveye karıştırılır. ... Devamı »»» HİNT KAMIŞI « Bitkiler Sıcak iklimlerde yetişen buğdaygillerden bir bitki. Bambu adı da verilir. Pek çabuk uzayan gövdesi 25.30 metreye kadar yükselebilir. Her yıl ya da bir kaç yıl ara ile çiçek açan çeşitleri vardır. El sanatlarında ve sanayide çok kullanılmaktadır. Tütün tabakaları, vazolar, pipo, koltuk, çerçeve, sepet kürdan, süpürge, v.s. yapımında kullanılır. ... Devamı »»» HİNT YAĞI BİTKİSİ « Bitkiler Sütleğengillerden, ağacı andıran bir bitki. Çoklukla süt bitkisi olarak yetiştirilir. Boyu, bir kaç metreye yükselebilir. Yaprakları pençe biçimlidir. Sıcak ve ılıman iklimlerde yetişir.Bu bitki, asıl tohumlarından çıkarılan ve �hintyağı� denen yağı ile önemlidir. Hekimlikte kuvvetli bir müshil olarak kullanıldığı gibi, sabunculukta ve uçak motörlerini yağlamakta kullanılır. ... Devamı »»» HİNT YAĞI OTU « Bitkiler Sütleğengillerden bir bitki. Boyu çoklukla bir kaç metreyi bulur. Bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir. Boyu uzadığı zaman �kene otu� adını alır. Sıcak ve ılıman bölgelerde yetişir. Tohumlarından hintyağı çıkarılır. ... Devamı »»» IHLAMUR « Bitkiler Ihlamurgiller familyasından büyük bir gölge ağacı. Ilıman bölgelerde yetişir. Kerestesi beyazdır, iyi cila aldığı, işlemeye elverişli olduğu için marangozlukta çok kullanılır. Çiçeğinin kokusu pek hoştur. Çiçeği kurutularak çay gibi kaynatılır ve soğuk algınlıklarında ter vermek için içilir. ... Devamı »»» ISIRGAN « Bitkiler Isırgangillerden bir ot. İnce bir zarla örtülü geniş yaprakları vardır. Bu yaprakları vücuda dokunduğundan bir yangı meydana getirir. Bu yangı, yaprakların üzerinde bulunan tüy ve dikenlerin, karınca asidi taşımalarından ileri gelmektedir. ... Devamı »»» ISPANAK « Bitkiler Ispanakgillerden bir bitki. Kış sebzesi olarak yetiştirilir. Çeşitli vitaminler bakımından zengindir. Hafif ve sindirimi kolay bir sebzedir. Çeşitli yemekleri yapılmaktadır. ... Devamı »»» ITIR « Bitkiler Yapraklarının kenarı tırtıllı bir süs bitkisi. Çiçekleri çoklukla beyazdır. Asıl güzel kokan yerleri yapraklarıdır. Yaprakları elde biraz ovulunca, uzun süre devam eden bir güzel koku elde edilmiş olunur. ... Devamı »»» LALE « Bitkiler Zambakgillerden bir süs bitkisi. Yaprakları uzun ve mızraksı, çiçekleri türlü renklerde ve kadeh biçimindedir. Akdeniz bölgesi bitkilerindendir. XV. yüzyılda bütün Avrupa'ya yayılmıştır. Bugün özellikle Hollanda�da geniş ölçüde yetiştirilmektedir. Yurdumuzda özellikle XVII. yüzyıl'da lâle yetiştirilmesine büyük bir önem verilmiş, lâleler, İstanbul Saraylarının en güzel süsü durumuna gelmiştir. Lâle, Osmanlı İmparatorluğunda bir devre adı verilmiş bir süs bitkisidir. ... Devamı »»» LİMON « Bitkiler Yaprakları güzel kokulu bir ağaç ve bunun sarı renkli meyvesi, sarı renkli, yumurta biçimli, kabuğu güzel kokulu içi ekşidir. Özellikle C vitamini bakımından faydalıdır. Ülkemizde bol miktarda yetiştirilen bir ağaçtır. ... Devamı »»» LAHANA « Bitkiler Turpgillerden kışın yetiştirilen bir sebze. Üstü yeşil içi beyaz, büyük ve kat kat sarılıdır. Etle pişirilir, dolması, salatası ve turşusu yapılır. ... Devamı »»» KABAK « Bitkiler Kabakgillerden bir bitki. Geniş yapraklı, yerde sürünen bir bitkidir. Meyvesi sebze olarak yenir. Çeşitli türleri vardır. En çok kullanılan sakız kabağıdır. Bundan başka asma kabağı, balkabağı gibi türleri de makbuldür. ... Devamı »»» KAFUR AĞACI « Bitkiler Gülgillerden bir çeşit taflan. Genel olarak Uzak Doğu ülkelerinde yetişir. Hekimlikte çok kullanılan �kâfuru�, bu bitkiden elde edilmektedir. Kısa boylu, bodur bir ağaççıktır. Kesilerek ufak parçalara ayrılır ve suda kaynatılır. Kaynama sırasında çıkan buharlar, yoğunlaştırılır. Elde edilen yağlı bir bileşikten kâfuru, basınçla ayrıştırılır ve kristallendirilir. Elde edilmiş olan kâfuru, renksiz, saydam, acımtırak ve yakıcı lezzetlidir. Hekimlikte çeşitli ilâçların yapımında kullanılır. ... Devamı »»» KAHVE « Bitkiler Sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç ve meyve çekirdeği. Çekirdek kavrulup dövüldükten sonra kaynatılıp içilir. Sinirlere hareket, zihne uyanıklık ve canlılık verir. İçindeki kafein maddesinden dolayı, kahvenin ilkin Habeşistan'da bir rastlantı sonucu bulunduğu söylenir. Bütün dünyaya da Arabistan aracılığı ile yayıldığı sanılır. Kahvenin Türkiye'de yayılması XVI. yüzyılda Kanunî Süleyman zamanındadır. Fransa ve öbür ülkelerde de XVII. yüzyılın sonlarına doğru yayılmağa başlamıştır. Bugün en çok kahve yetiştiren ülkelerin başında Brezilya gelmektedir. ... Devamı »»» KAKAO « Bitkiler Sıcak iklim bölgelerinde yetişen bir bitki ve bunun meyvesi içindeki çekirdeklerine verilen ad. Çekirdekleri kahve gibi içmek için kullanıldığı gibi çikolata yapımında da kullanılır.Kakao, yapraklarını dökmeyen büyük bir ağaçtır. Meyveleri, gövdesinden ve dallarından tomurcuk gibi çıkar. Kalın bir hıyar biçimindedir. Her birinde 20-25 kadar çekirdek bulunur. ... Devamı »»» KAKTÜS « Bitkiler Kurak ve sıcak ülkelerde yetişen bir ağaç. Yapraksız ve iri kalın dilimli, dikenli yapraklı cinsleri vardır. Dev kaktüsü denen çeşidi 10-15 metre kadar yükselir. Büyük çalılar halinde olanları, sıcak ülkelerde, tarla duvarı halinde bol yetiştirilir. Küçük boyda olanları süs bitkisi olarak saksılarda ve serlerde yetiştirilir. ... Devamı »»» KAMELYA « Bitkiler Çayırgiller familyasından kalın yapraklı bir ağaççık. Az çok gül biçiminde, iri ve çoklukla beyaz renkli çiçekleri olan bir süs bitkisidir. Asya'nın doğu taraflarından Avrupa'ya ve dünyaya yayılmıştır. ... Devamı »»» KAMIŞ « Bitkiler Buğdaygillerden, sıcak yerlerde yetişen bir bitki. Dallarının içi boş ve düğümlü, yaprakları çok uzun ve serttir. Kalınlığı ve başka özellikleri bakımından şeker kamışı, bambu gibi bir çok çeşitleri vardır. ... Devamı »»» KARABİBER « Bitkiler Karabibergillerin örnek bitkisi ve onun meyvelerinin kuru, küçük ve siyah taneleri. Bu tanelerin keskin kokusu, yakıcı bir lezzeti vardır. Dövülüp toz haline getirilerek yemeklere çeşni vermek üzere kullanılır. Karabiber bitkisinin fidanı tırmanıcı, yaprakları yürek biçimindedir. ... Devamı »»» KARABUĞDAY « Bitkiler Karabuğdaygillerin örnek bitkisi. Salkımsı olan çiçekleri beyaz, kırmızı renktedir. Yaprakları yürek biçimlidir. Meyvesi yeşilken hayvan yemi olarak kullanılır. Unundan ekmek yapılır. ... Devamı »»» KARANFİL « Bitkiler Karanfilgiller familyasının örneği olan bitki. Çiçekleri pembe, kırmızı ya da alaca renkte güzel kokulu bir süs bitkisidir. Üç yüz kadar türü vardır. ... Devamı »»» KASIMPATI « Bitkiler Bileşikgillerden bir süs bitkisi Çiçekleri iri, katmerli ve türlü renkte olur. Sonbahardan kış ortasına kadar açar. Pek çok çeşitleri vardır. Kokusu yoksa da çiçeklerinin güzelliği bakımından ihtişamlıdır. ... Devamı »»» KAVAK « Bitkiler Söğütgillerden çoklukla sulak yerlerde yetişen bir ağaç. Boyu otuz, kırk metreye kadar yükselebilir, Kerestesi işlenip bazı eşya için kullanılır. Yaprakları genişçe, yaprak sapları ince ve uzun olduğu için, hafif rüzgârlarda bile titreşir ve hava hareketlerini haber verir. ... Devamı »»» KAYIN « Bitkiler Kayıngillerin örnek bitkisi olan bir ağaç. Kurşunî renkteki gövdesi dümdüz olur ve gövdesi 40 metreye kadar yükselebilir. Beyaz kerestesi sağlam ve yumuşak olur. Marangozlukta çok kullanılır. ... Devamı »»» KENEVİR « Bitkiler Kendirgillerden iki evcilikli bir bitki .Sapındaki tellerden halat, çuval gibi kaba örgüler yapılır. Tohumları da kuş yemi olarak kullanılır. ... Devamı »»» KETEN « Bitkiler Ketengiller familyasının örnek bitkisi. Sıcak ve ılıman iklimlerde yetişir. Mavi çiçekler açar ve tellerinden yapılan sağlam iplikleri dokumacılıkta kullanılır. ... Devamı »»» KINA « Bitkiler Kına ağacı bitkisinin kuruyan yapraklarını dövmekle elde edilen bir toz. Doğu'da, kadınlar, bu tozu hamur haline getirerek parmak uçlarını, ellerini, saçlarını boyarlar. ... Devamı »»» KÖK « Bitkiler Bitkiyi toprağa bağlayan topraktan su ve besin tuzları alan organ . ... Devamı »»» NANE « Bitkiler Ballıbabagillerden bir bitki. Yapraklan sapsız, çiçekleri beyaz ya da menekşe renginde, küçük bir bitkidir. Yemeklere tat ve koku vermek için yas ya da kuru olarak kullanılır. ... Devamı »»» NERGİS « Bitkiler Nergisgillerin örnek bitkisi. Çiçekleri ayrı ya da bir köksap üzerinde şemsiye durumunda bir süs bitkisidir. Çiçeklerinin renkleri çeşitli olur. Lâle gibi soğan köklüdür. ... Devamı »»» NİLÜFER « Bitkiler Nilüfergillerden bir bitki. Yaprakları tekerlek biçiminde ve geniş, çiçekleri beyaz sarı, mavi, pembe renkte olur; durgun sularda ya da havuzlarda gelişir. Bir su bitkisidir. ... Devamı »»» NOHUT « Bitkiler Baklagillerden bir bitki. Bileşik yapraklı, çiçekleri sarımtırak renkte, meyvesi baklamsı, bol nişasta ve çift tohumlu bir bitkidir. Meyvesi yemek olarak kullanıldığı gibi, kuru yemiş olarak da yenir. ... Devamı »»» MANOLYA « Bitkiler Manolyagillerden bir süs ağacı. Yapraklan iri ve parlak yeşil renkte çiçekleri çok iridir. Çiçekleri beyaz olur ve limon çiçeği kokusunu andırır güzel kokulu bir çiçektir. ... Devamı »»» MANTARLAR « Bitkiler Tatlı bitkilerden bir sınıf. Kök, sap, yaprak gibi organları yoktur. Şapkalılar, küfler ve birhücreliler olmak üzere üç takıma ayrılırlar. Şapka mantarlar, kırlarda, nemli çayır ve gübreliklerde yetişen, renk renk şapkalarıyla görülen mantarlardır. Toprak üstü bölümleri bir sap ile değişik renkli bir şapkadan ibarettir. Bu takımın mantarları, yiyecek olarak kullanılır. Zehirli ve zehirsiz cinsleri vardır. Zehirli olanların üzerleri lekelidir ve gümüş kaşığı karartır. Küf mantarlar, bunlar daha çok miçelyum ipliklerden meydana gelmiş mantarlardır. Patates, ekmek, peynir gibi yiyeceklerin üzer... Devamı »»» MAYA « Bitkiler Bazı besinlerin yapımında gerekli olan mayalanmayı sağlamak için kullanılan maddelere verilen ad. Mayalar, bitkilerin bir hücreli olan mantarlarından başka bir şey değildir. Örnek olarak, bir hücreli mantarlardan bira mayası, mikroskop altında incelendiğinde, bunun, yumurta biçiminde tek hücrelerden meydana geldiği görülür. Bunlar, zincirleme tomurcuklanarak ürerler. Mayalar, bulundukları ortamda, çeşitli tepkimelere yol açarlar, örnek olarak bira mayası, kapalı yerlerde, şekerli suyu ayrıştırıp alkole çevirirler. Alkollü içkiler, bu yolla elde edilir. Kapalı şişeler içinde dinlendirilmeye bı... Devamı »»» MAYDANOZ « Bitkiler Güzel kokulu bir bitki. Gölgelik sulak yerlerde yetişir. Yaprakları bileşik, çiçekleri de bileşik, şemsiye biçimindedir. Küçük, ince dilimli yeşil yaprakları, tat vermek için yemeklere katılır. Kökünden, meyvelerinden da hoş kokulu bir yağ çıkarılır. ... Devamı »»» MENEKŞE « Bitkiler Menekşegillerin örneği olan bitki. Yürek biçimini andıran yaprakları sapsız olduğu için hemen hemen hiç boy vermez. Çiçekleri, küçük, değişik koyu renklerde ve güzel kokuludur. Menekşe, hemen her bahçede bulunan bir süs bitkisidir. ... Devamı »»» MERCİMEK « Bitkiler Baklagillerden bir bitki. Özelikle kumlu topraklarda yetişir. Beyazımtırak morumsu çiçekler açar. Taneleri, fasulyede olduğu gibi bir torba içindedir. Her bir torbadan iki tane çıkar. Bu tanelerin rengi koyu yeşil ya da kirli kırmızıdır. Kuru yada yaş olarak yemeği, çorbası yapılır. Önemli besinlerimizden biridir. Mercimek, eski çağlardan beri bilinen ve yetiştirilen bir bitkidir. İlk defa yetiştirildiği yerler, özellikle Akdeniz ve Batı Asya ülkeleri olmuştur. İçinde azotlu ve demirli maddeler bulunduğu için, besleyiciliği çoktur. ... Devamı »»» MISIR « Bitkiler Buğdaygillerden bir bitki. Gövdesi kalın, yaprakları büyük, boyu iki metreye kadar çıkabilen, erkek çiçekleri tepede salkım halinde ,dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında bulunan, bir bitkidir. Bunun bir koçan üzerinde sıralanmış taneleri çoğu yerlerde buğday yerine kullanılarak ekmeği yapılır. Bu tanelere �mısır buğdayı� da denir. Ülkemizde çok yetiştirilen bir bitkidir. ... Devamı »»» MİMOZA « Bitkiler Güzel kokulu bir süs bitkisi. Özellikle sıcak ülkelerde yetişir. Çiçekleri sarı, beyaz ve menekşe renklerinde olabilir. 350 kadar çeşidi vardır. Bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir. ... Devamı »»» MİNE ÇİÇEĞİ « Bitkiler Mine çiçeğigiller familyasından bir bitki. Kırlarda kendiliğinden yetişir. Çeşitli renkte çiçekleri vardır. Bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir. ... Devamı »»» MUŞMULA « Bitkiler Gülgillerden bir bitki. Gövdesi eğri büğrü, dallı budaklı küçük bir ağaçtır. Çürüdükten sonra yenebilen mayhoş, beş çekirdekli meyvesi vardır. ... Devamı »»» MUZ « Bitkiler Sıcak ülkelerde yetişen bir bitki 3 - 8 metre yüksekliğinde olur. Bitkinin gövdesi ağaç gövdesine benzemez, uzun liflerle örtülüdür. Bu bitkinin meyvesi olan muz, salkımlar halindedir. Hoş kokulu, tatlı, besleyici kalınca kabuklu, yumuşak dır meyvedir. ... Devamı »»» ÖZÜMLEME « Bitkiler Bitki içerisine giren bir besin maddesinin, bitki vücudunda, bitkiye faydalı bir şekle sokulmasına verilen ad. Özümleme olayları içerisinde en önemlisi havadan alınan (C02) nin özümlemesidir. Çünkü yeşil bitkiler, güneş ışığından faydalanarak, karbon dioksit (C02) maddesini, yeryüzündeki hayatın devamı için gerekli glikoz ve nişasta şekline sokmuş olmakla kalmaz, aynı zamanda bu iş sonunda yapmış oldukları sentez sonucunda, kozmik enerjiyi, kimyasal enerji halinde depo etmiş olur. Bitki, karbonhidratlar şeklinde depo edilmiş olan bu enerjiden, gereğinde bunları yakmak suretiyle kendi vücudunda... Devamı »»» PALMİYE « Bitkiler Sıcak ülkelerde yetişen ve çok çeşidi olan bir bitki. Çeşitlerinin çoğunda uzun bir gövde ve bol yapraklı dallar bulunur. Bazı cinsleri ise bodur bitkiler özelliğindedir. Saksılarda süs bitkisi olarak yetiştirilenleri de vardır. ... Devamı »»» PAMUK « Bitkiler Ebegümecigillerden yıllık bir tarım bitkisi ve bunun tohumlarını kaplayan uzunca, yumuşak ve beyaz tüyler. Kısa boylu bir bitkidir. Sıcak iklimlerde yetiştirilir. �Pamuk� adı verilen beyaz tüyleri endüstride ve çeşitli yerlerde kullanılan önemli bir maddedir .Yorgan, yatak yapmakta, iplik haline getirildikten sonra çeşitli pamuklu kumaşlar dokumacılığında, barut yapımında kullanılır. ... Devamı »»» PANCAR « Bitkiler Ispanakgillerden iki yıllık bir bitki. Kapalı tohumları çift çenekli, çiçekleri taçsız, yumru köklüdür. Tohumundan ilk yıl yumru bir kök meydana gelir. Aynı yıl, toprak üzerinde yürek biçiminde yapraklar görülür. İkinci yıl ise uzun bir gövde olur. Bunun ucunda çiçekler açar.Pancarın çeşitli cinsleri vardır. Bu cinslerin en önemlisi �şeker pancarı� dır. Bunun etli kökleri daha şişkin ve beyazdır. İçinde % 8-19 oranında şeker bulunur. Bu pancar, şeker elde etmekte kullanılır. ... Devamı »»» PAPATYA « Bitkiler Bileşikgillerden, kapalı tohumlu, çift çenekli, bitişik taç yapraklı bir yıllık kır bitkisi ve onun beyaz, sarı yapraklı çiçeği. Kırlarda, tarla ve yol kenarlarında, baharda kendi kendine yetişir. Çiçeğinin kokusu kuvvetlidir, bazı böcekleri sersemletir. ... Devamı »»» PAPİRÜS « Bitkiler Papirüsgillerden, Nil kıyılarında yetişen bir bitki. Uzun ve geniş bir sapı vardır. Sapının içindeki yumuşak öz, lifler halinde kesilerek düz bir yere konur ve basınç altında kâğıt özelliği kazanır. Papirüsü kâğıt şeklinde kullanmak, Milât'tan binlerce yıl önce Mısırlılar tarafından uygulanmıştır. ... Devamı »»» PATATES « Bitkiler Patlıcangillerden yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki ve bunun toprak altında meydana gelen yumrusu. Dünyada çok yaygın bir besin maddesidir. Yumruları nişasta bakımından zengindir. ... Devamı »»» PATLICAN « Bitkiler Patlıcangillerin örnek bitkisi ve bunun sebze olarak yenen yemişi. Meyvesi uzunca ya da toparlak mor renkte kabuklu olur. Pek çeşitli yemekleri yapılır. Patlıcan, ikiçeneklilerden otsu bir bitkidir. Yaprakları çift çift karşılıklı, oymalıdır. Çiçekleri menekşe renginde ve salkım biçimindedir. ... Devamı »»» PİRİNÇ « Bitkiler Sıcak ve sulak topraklarda yetiştirilen kapalı ve iki çenekli tohumlarda buğdaygillere bağlı bir bitki ve onu başaktan, kabuktan ayrılış taneleri. 20-25 santimetre su içinde bırakılmış ve sıcaklığı yirmi dereceden aşağı olmayan tarlalarda yetiştirilir. Tarladaki su, pirinç başaklarının toplanacağı zamana kadar kalır. Hasat mevsiminde suyu çekilmiş tarlada pirinç başakları toplanır, başaklardan da taneler ayrılmak suretiyle kabuklu ve buğday tanesi büyüklüğünde pirinç taneleri meydana çıkmış olur. Pirinç, bütün dünyada kullanılan önemli besin maddelerinden biridir. ... Devamı »»» PROTOFİT « Bitkiler Bir hücreli bitkilere verilen ad. Bitkiler âlemi de bir hücreli bitkiler, çok hücreli bitkiler olmak üzere ikiye ayrılır. Rose adlı bir müellif, bitkileri, aktif hareketi olanlar (protofit), aktif hareketi olmayanlar olmak üzere ikiye ayırmıştır. Aktif hareketi olan bitkiler, bir hücreli olduklarından, sonradan bu ayırmanın bir önemi kalmamıştır. ... Devamı »»» ŞEBBOY « Bitkiler Turpgillerden bir bitki. Yalın kat ya da katmerli, güzel kokulu, kırmızı, menekşe, açık sarı renkte çiçekler açan bir süs bitkisidir. Bahçelerde ve saksılarda yetiştirilir. ... Devamı »»» ŞEKERKAMIŞI « Bitkiler Buğdaygillerden, çiçekleri salkım durumunda başaklar meydana getiren bir bitki. Boyu on metre kadar uzayabilir, kamışı andırır özelliktedir. Sıcak iklim bölgelerinde yetişen bir bitkidir. Şeker çıkarılmakta kullanılır. ... Devamı »»» SAKKAKOZ « Bitkiler Şeker pancarında, şeker kamışında ve hurma gibi birçok bitkilerde rastlanan bir disakkarit. Kamış şekeri, çay şekeri adları ile anılır. Bir molekül levülozdan, bir molekül su çıkarmakla elde edilmiştir. ... Devamı »»» SARDUNYA « Bitkiler Sardunyagillerin örnek bitkisi. Aynı adla anılan iri ve güzel kokulu çiçekleri dolayısıyla saksılarda ve bahçelerde yetiştirilir. ... Devamı »»» SARMAŞIK « Bitkiler Sarmaşıkgillerden bir bitki. Yeşil renkli ve değişik şekilli yaprakları vardır. Sap ve yapraklarından çıkan küçük ek köklerle dik ve düz yerlere yapışarak tırmanır, duvarları kaplar. Çok yetiştirilen bir bitkidir. ... Devamı »»» SEDİR « Bitkiler Kozalaklılardan bir orman ağacı. Boyu kırk metreye kadar varabilen ve kerestesi yapı işlerinde kullanılabilen bir ağaçtır. Özellikle Suriye ve Lübnan dağlarında bulunur. Kuzey Afrika'da Atlas dağlarında ve Himalayalar'da yetişenleri de önemlidir. ... Devamı »»» SELÜLOZ « Bitkiler En çok bitkilerde bulunan bir polisakkarit. Bitki hücrelerinin zarları selülozdan ibarettir. Keten, kenevir, mürver özü, pamuk, eski çamaşırlar, oldukça saf selülozdur. Ağaçlarda selüloz �linyit� maddesiyle karışık bir halde bulunur, özellikle pamuk ve odundan, içindeki yabancı maddeler temizlenmek suretiyle elde edilir. Beyaz renkte, kokusuz, tatsız bir maddedir. Karbondioksit ve su buharı çıkarmak suretiyle yanar, geriye kömür bırakır.Selüloz, sanayide, kâğıt yapımında, nitro selüloz ve ürünlerini hazırlamakta, yapma ipek yapımında kullanılır. ... Devamı »»» SÖĞÜT « Bitkiler Söğütgillerden ,akarsu kenarlarında yetişen yaprakları almaşık ve alt yüzleri havla örtülü büyük bir ağaç. Odunu yumuşaktır. Fıçı çemberi yapıldığı gibi, ince dallarından da sepet örülür. ... Devamı »»» TALLI BİTKİLER « Bitkiler Bitkilerin ayrıldığı başlıca dört şu beden biri. Yüksek bitkilerdeki gibi kök, gövde, sap ve yaprakları yoktur. �Tal� denen ilkel bir yapıdan ibarettirler. Mantarlar, likenler, algler, tallı bitkilerdendir. ... Devamı »»» TURP « Bitkiler Turpgillerden, yaprakları karşılıklı çiçekleri beyaz sarı ya da mor renkte ve salkım durumunda olan meyvesi acımsı bir bitki. Kökü çiğ ve salata halinde yenmektedir. Pek çok çeşitleri vardır. ... Devamı »»» TÜTÜN « Bitkiler Sıcak ülkelerde yetişen bir bitki. Yerden yüksekliği iki metre kadardır. Yapraklarının bileşiminde nikotin bulunan ve kıyılıp sigara şeklinde ya da çubukta, pipoda yakılarak dumanı ciğerlere çekilen bir özelliği olduğu için, çok makbul olan bitkilerden biridir. Avrupalılarca Amerika kıtası keşfedildikten sonra tanınmıştır. ... Devamı »»» VANİLYA « Bitkiler Salepgillerden, çiçekleri beyaz ve kokulu olan tırmanıcı küçük bir bitki. Vanilyanın, bazı tatlılara güzel koku vermek için kullanılan yemişi de aynı adla anılır. ... Devamı »»» YONCA « Bitkiler Baklagillerden, çiçekleri kırmızı ya da mor renkte ve başak durumunda olan bir çayır bitkisi. Çoklukla yem olarak yetiştirilir. Karayonca, melezyonca, yaban yoncası gibi türleri vardır. ... Devamı »»» ZAKKUM « Bitkiler Zakkumgillerden bir bitki. Çiçekleri beyaz ya da kırmızı renkli, büyük ve gösterişlidir. Kurumuş dere yataklarında kendi kendine çok yetişen, saksılarda süs bitkisi olarak da yetiştirilen zehirli bir bitkidir. ... Devamı »»» ZAMBAK « Bitkiler Zambakgillerden bir bitki ve onun çiçeği. 50 kadar türü vardır. Çiçekleri güzel ve iridir. Genel olarak süs bitkisi olarak kullanılır. ...

.

.

AMPRİZM « Bilim ve Sanat Deneycilik- Felsefede Epistomoloji �bilgi teorisi� probleminde yer alan bir doktrin. Bilginin esas kaynağının deney olduğunu ve akılda doğuştan hiçbir bilgi veya prensip mevcut olmadığını söyleyen filozofların görüşüdür. Bunlara göre insan zihni doğuştan boş bir levhadır (table-rase). Bütün bilgilerimiz, aklın prensipleri de dahil sonradan deney yolu ile elde edilir. Yeni doğmuş bir çocuğun zihni balmumundan yapılmış bir plâk gibidir. Duyu organları vasıtasıyla dışardan alınan bütün etkiler bunun üzerine işlenir; böylece bilgi sahibi oluruz. Amprizm, bilgilerimizin esas kaynağının akıl old... Devamı »»» ANIT « Bilim ve Sanat Büyük bir olayı veya ünlü bir adamı anmak ve hatırlamak için yapılan heykel, dikili taş veya zafer takı gibi sanat eserleri. İstanbul'da Taksim alanındaki Cumhuriyet anıtı, Ankara'daki Atatürk heykeli gibi. Dünyanın en eski ve en büyük anıtı Mısır ehramlarıdır. Eski Yunanlılarda ve Romanlılarda mimarlık sanatının en güzel anıtlarına rastlanır. Bilhassa yeni ve yakın çağlarda Avrupa'da ve Amerika'da ünlü anıtlar yapılmıştır. Bizde anıt yapmak, ancak Meşrutiyet devrinde başlamıştır. İlk anıt, İstanbul'da dikilen Hürriyet-i Edebiye Abidesidir. Uzun zaman fazla bir gelişme göstermeyen anıt dikme... Devamı »»» ARAP SANATI « Bilim ve Sanat Arap dil ve egemenliğinin yayılmış bulunduğu Hicaz, Yemen, Suriye, Irak, Mısır, Mağrip ve İspanya'da,İslâmlıktan sonra gelişen sanatların hepsine birden verilen ad. Bu ülkelerde, İslâmlık'tan sonra gelişen sanat eserlerine Araplar'ın kendi sanat geleneklerinden fazla bir şey eklememelerine rağmen buralarda ortak vasıflı yeni bir sanatın doğup gelişmesinde Araplar'ın büyük rolü olmuştur. Mimarlık, resim, minyatür, mozaik, çinicilik, camcılık, tezhipçilik, halıcılık gibi sanatlarda gelişen, Arap sanatının ballıca özelliği bütün yüzeylerin �arabesk� denen bezemelerle ya da başka şekil ve resiml... Devamı »»» ARKEOLOJİ « Bilim ve Sanat Eski zaman sanat ve eserleri bilimi. Eski zamanlarda insanlar tarafından yapılmış, gözle görülen ve elle tutulan her eser titizlikle incelenir; cinslerine, devirlerine ve özelliklerine göre belli gruplara ayrılır ve her biri insanın geçmiş hayatının türlü safhalarını aydınlatmağa yarayan belgeler halinde değerlendirilir. Bunun için çeşitli yardımcı bilim kollarından, filoloji, antropoloji, jeoloji, coğrafya, sanat tarihi ve felsefeden faydalanır. Arkeoloji çalışmalarının başlangıç] kesin olarak bilinmiyor. İnsan hayatının geçmişini öğrenmeğe çok eski devirlerden beri çalışmıştır. Fakat arkeol... Devamı »»» ASTRONOMİ « Bilim ve Sanat Gök cisimlerinin uzaydaki durumlarını, hareketlerini, kimyasal ve fiziksel yapılarını inceleyen bilim. Yıldızlı gök kubbesi, en eski devirlerde dahi dünyada yaşayan insanların dikkatini çekmiş, bu bilinmeyen, gidilemeyen yerler hakkında bilgi sahibi olmak, insanların en önemli kaygılarından biri olmuştur. Bu sebepten astronomi, başlangıcı insanlık tarihi kadar eski bir bilim koludur. Üzerinde yaşadığımız Yer, Güneş'e bağlı gezegenlerin nispeten küçüklerinden biridir.Yere en yakın olan cisim Ay'dır. Ay yerin çekimi altındadır ve Yer'in etrafında bir elips çizer. Ay'dan sonra Güneş'in ve öbür... Devamı »»» ANATOMİ « Bilim ve Sanat Organik varlıkların yapısını, organların yer, biçim, özellik ve komşuluklarını anlatan bilim. Sağlam organları inceleyen anatomiye normal anatomi, hasta organları inceleyen anatomiye patolojik anatomi denir. Normal anatomi, sistemleri ve bölgeleri incelemesine göre sistematik anatomi ve topografik anatomi adını alır. Sistematik anatomi, şu altı sistemi inceler : Oynatma sistemi, damar sistemi, sindirim sistemi, solunum sistemi, idrar ve üreme duyu organları ve iç salgı bezleri sistemleri. Oynatma sistemi; iskelet, eklem ve kas konularını içine alır. İskelet, vücudun sert ve beyaz kısmı ola... Devamı »»» ACAİBİ SEBA-İ ALEM « Bilim ve Sanat Eski dünyanın yedi harikası - Eski zamanların en hayrete değer sanat eserlerine eski milletlerce verilen addır. Genel olarak rastlanan eserler şunlardır: Mısır Ehramları : Eski Mısır Hükümdarlarını cesetlerini edebiyen muhafaza etmek için çok yüksek ehram şeklinde yapılmış ve en önemlilerinin Cize'de bulunduğu mezarlardır. Semiramis'in Asma Bahçeleri : Bâ"foü'de Semiramis'in bahçeleridir. Bu bahçeler altı kemerle tutturulmuş yedi şedden ibarettir. Üzerine en nâdir ağaçlar dikilmiştir. Zeus Heykeli : Yunanistan'daki Olimpos'ta ünlü eski Yunan heykeltraşı Fidyas'ın vücut kısmını fildişi... Devamı »»» ANSİKLOPEDİ « Bilim ve Sanat Gerek bütün genel bilgileri, gerekse yalnız bir bilime mahsus bilgileri içine alan eser. Ansiklopediler, büyük bir çalışma sonucu meydana gelen ve başlı başına birer kütüphane olan eserlerdir. Ansiklopediler, konulan bakımından genel ve özel olarak ikiye ayrılırlar. Genel Ansiklopediler, çeşitli bilimleri bir araya toplarlar, özel Ansiklopediler, yalnız bir bilimin ya da fennin konularını bir araya toplarlar: Hukuk ansiklopedileri, tıp ansiklopedileri gibi. Bunlardan başka ansiklopediler, alfabetik ya da sistematik (metodik) esaslar içinde düzenlenirler. İlk ve Orta Çağlarda ansiklopedi tari... Devamı »»» BAKTERİYOLOJİ « Bilim ve Sanat Küçük canlılardan bahseden bir bilim olan mikrobiyolojinin bitki asıllı olan (bakteriler) mikroplarla uğraşan kısmı. Çok eski zamanlardan beri hastalıkların bulaştığı kabul edilmiş, fakat bu bulaşma sebepleri deneylerden uzak, filozofların görüşleri ile açıklanmıştır. Ancak, XVII. yüzyılın ikinci yarısında Almanyalı Leeuvvenhoekun mikroskobu icat etmesi ile, hastalık sebebi olan ve gözle görünmeyen küçük canlıların kimyageri Louis Pasteur'ün 1856 da fermantasyonu bulması, 1867 de İngiliz hekimi Lister'in ameliyatlardaki iltihapların, havadaki küçük canlıların varlığından ileri geldiğini söyle... Devamı »»» BALET « Bilim ve Sanat Bir konuyu, müzik refakatinde ve dekor yardımıyla sahnede sözsüz olarak canlandıran tek yada birkaç kişinin birlikte yaptığı danslar ve minetik hareketler serisi. Güzel sanatlardan biri olan balet, bir konuya bağlı olursa da; bazı hallerde, müziğin ritmine, melodisine dayanarak konusuz da olabilir. Balet, insanın kendi iç âlemini, düşüncelerini ve duygularını renk ve şekil unsurlarından faydalanarak anlatan sayılı sanatlardan biridir. Balette, dansör ve dansözlerin yapacağı hareketler, en ince ayrıntılarına kadar tespit edilir ve özel bir takım işaretlerle baletin müziğine parelel olarak gös... Devamı »»» BALON « Bilim ve Sanat Atmosfer içinde yükselmek ya da orada dengede durmak için hafif ve gaz geçirmez kumaştan yapılmış, yoğunluğu havanınkinden az olan bir gazla doldurulmuş küresel, sucuk biçimindeki vasıtalara verilen ad. İstenilen yere götürülebilen cinsten olmayan balonların genel olarak ipekten yapılmış bir �zarf�ı vardır. Bu zarf gazın geçmemesi için keten yağı ile sıvanmıştır. Küresel balonlarda üst yarım küreyi tamamıyla örten bir file bulunur. Bu filenin ipleri sert odundan yapılmış bir halkaya tespit edilmiştir. Bu halkaya asılan �sepet�te adamlar, �safra� adı verilen kum torbaları ve çeşitli eşya bulu... Devamı »»» BAROK ÜSLÛBU « Bilim ve Sanat Avrupa'da XVI. yüzyıl ortalarından XVIII. yüzyıl ortalarına kadar devam eden bir sanat akımını tarif etmek için kullanılan deyim. Klasik Rönesans üslûbunun,eğri doğru sedef ve incilere benzeyen deniz hayvanları kabukları şeklinde meydana gelen bozuk bir süsleme tarzıdır. İtalya'da ünlü mimar ve ressam Mikel Angelo'dan sonra başlayan bu mimarî üslûbun en ünlü sanatçısı mimar Bernini'dir. Klâsik Rönesans mimarisinden sonra bütün dünyaya yayılmış olan bu üslûp, 1730 yılında Türkiye'ye de girmiş ve Türk mimarisinin Barok üslûbunu meydana getirmiştir. İstanbul'daki Nuruosmaniye camisi bu üslûpta ya... Devamı »»» BAROMETRE « Bilim ve Sanat Atmosfer basıncını ölçmek için kullanılan âletlere verilen ad. Atmosfer basıncının varlığını göstermek ve belli bir sayı ile değerini bulmak için ilk deney, Gelilei'nin öğrencisi Torricelli (1608 - 1647) tarafından 1643 yılında yapılmıştır. Kendi adı ile anılan bu ünlü deneyin de Torricelli 1 santimetre boyunda bir tarafı kapalı öbür tarafı açık bir cam boru kullanılmıştır. Bu cam boruyu tamamen cıva ile doldurduktan sonra ağzını parmakla kapayarak ters çevirmiş, yine içine batırmıştır. Tamamen civa ile dolu olan cam borudan, bu dikey durumda iken bir miktar civa çanağa akmış ve yaklaşık olara... Devamı »»» BEHAVİORİZM « Bilim ve Sanat Modern psikoloji akımlarından biri. İngilizce �Behavior = davranış� kelimesinden yapılmış bir deyimdir ve Türkçeye �davranış - alışkanlık ruhbilimi� olarak geçmiştir. Behaviorizm, 1912 yılında Amerika�da Jonh Broadus Watson (1878.) tarafından �içe bakış psikolojisi� ne bir tepki olarak kurulmuştur, Deneysel psikolojinin kurucusu; olan Alman psikologlarından Wilhelm Wundt (1832 - 920) tarafından 1879 da kurulan ilk psikoloji lâboratuarı ile psikolojiden ruh tetkikleri atılmış, onun yerine psikolojinin konusu olarak sadece ruh olayları alınmıştır. Böylece psikolojide bilimsel çalışmalar yapıla... Devamı »»» BAER KANUNU « Bilim ve Sanat Dünya üzerinde serbestçe hareket edebilen bir cismin, dünyanın dönmesi sebebi ile hareket doğrultusunda gösterdiği sapmayı açıklayan kanun. İlk defa 1860 yılında Ernst Baer tarafından bulunmuştur. Bu kanuna göre cisimlerin hareket doğrultularında gösterdikleri sapma, Kuzey Yarımküresinde sağa, Güney Yarımküresinde soladır. Bu sebeple rüzgârlar, nehirler ve deniz akıntıları, kuzeyde sağa, güneyde sola yönelirler. ... Devamı »»» BİYOKİMYA « Bilim ve Sanat Hayat belirtilerinin temeli olan kimya reaksiyonlarını ve canlıların kimyasal yapısını inceleyen bilim. Biyokimya biyoloji meselelerinin aydınlatılması için organik ve anorganik kimya, fizikokimya, fizyoloji, biyoloji ve mikrobiyoloji bilim dallarından da faydalanır. Biyokimya başlıca iki büyük çalışma alanına ayrılır : a - Canlıların meydana getirdiği kimya maddelerini tarif eder ve bu maddelerin yapısını anlatmağa çalışır, b - Canlılardaki kimya reaksiyonlarım inceler. Bu bakımdan biyokimya, canlı organizmalar sistemi içinde bulunan proteinler, karbonhidratlar ,yağlar (lipitler) gibi org... Devamı »»» BOTANİK « Bilim ve Sanat Bitkilerden söz eden bilim. Botanik bitkilerle ilgili çeşitli problemlere cevap vermek istediğinden birçok kollara ayrılır: 1- Morfoloji (bitkilerin iç ve dış yapılarını tanıtır ve anlatır), 2 - Fizyoloji (bitkilerin canlılık olaylarını inceler), 3 - Ekoloji (bitkilerin zararlı ve faydalı özelliklerini, bitkinin yaşadığı çevreye uyma şeklini inceler), 4 - Sis tematik (bitkilerin sınıflara ayrılmasını inceler), 5 - Bitki coğrafyası (bitkilerin dünya üzerindeki yayılışlarını ve bu yayılıştaki sebepleri inceler), 6 - Paleofitoloji (jeolojik devirlerde yaşayan ve şimdi kaybolmuş olan bitkileri inc... Devamı »»» BRAKİSEFAL « Bilim ve Sanat Antropoloji biliminde kafatası şekillerinden birine verilen ad. Bu deyim karşılığı olarak Türkçede �kısakafalı� kelimesi kullanılmıştır. Antropoloji bilimi, insan ırklarının tasnifinde kafatasının biçimine göre sınıflamalar yapmıştır. Buna göre, burun kökü üzerinde ve kas kavisleri arasında bulunan glabella noktasından ölçülen en büyük ön arka uzunluk ile buna dikey olan en büyük genişlik arasındaki oran, kafatası şekillerini vermektedir (kafa endisi). Bu endis, 80 den fazla olursa (yani genişlik fazla olursa) böyle kafataslarına brakisefal, endis bu rakamdan az olursa (75 ile 79,9 arası) mezo... Devamı »»» BUYYON « Bilim ve Sanat Mikropların üremeleri için, birçok sun'i besi yerlerinin esasını meydana getiren ve bakteriyoloji lâboratuarlarında kullanılan maddelerden biri. Buyyon, yağ ve sinirlerinden ayrılan sığır etinin et makinesinde çekilmesi suretiyle hazırlanır. Yarım kilo ete bir kilo saf su eklenerek pişirilir. Su uçtuktan sonra, süzülür. Bu süzüntüye 10 gram pepton, 5 gram tuz ve 2 gram sodyum fosfat eklenerek yeniden buhar kazanında kaynatılır. Sürülerek balonlara konduktan ve sterilize edildikten sonra mikroplar için besi yerleri olarak kullanılır. Diğer bir deyimle �et suyu� olan buyyona, başka maddeler ekle... Devamı »»» BÜST « Bilim ve Sanat İnsan bedeninin, göğüsten yukarı bir bölümü içine alan heykel. Büst, taş, mermer, ağaç, seramik, alçı ve benzerlerinden yapılabilir. Büst sanatı, özellikle Rönesans sanatçılarıyla büyük bir önem kazanmış ve XVIII. yüzyıldan zamanımıza kadar yüksek değerde eserler meydana getirilmiştir. ... Devamı »»» BOLOMETRE « Bilim ve Sanat Bir cins dirençli termometre. Langley'in bulduğu bolometre milyonda bir dereceye kadar sıcaklık değişmelerini gösterebildiği gibi, kırmızı ötesi ışınımların incelenmesinde, ışıma enerjisinin ölçülmesinde kullanılmaktadır. Aletin esas kısmı işlenmiş bir platin şerittir. Platin şerit ısındığında elektrik direnci artar.Böylece direnç değişmeleri ölçülerek ısınma derecesi hesaplanır. ... Devamı »»» BÜYÜTEÇ « Bilim ve Sanat Çoklukla küçük cisimleri daha büyük görebilmek için, bu cisimlerle göz arasına konan yakınsak mercek, pertavız. Büyüteçlerde odak uzaklıkları küçüktür. İncelenecek cisim büyüteç ile bunun odaklarından birisi arasına yerleştirilir; öbür odak tarafına da gözleyicinin gözü gelir. Böylece cismin zahirî, büyük ve doğru bir görüntüsü görülmüş olur. ... Devamı »»» CAM MOZAİK « Bilim ve Sanat Küçük küp şeklinde kesilen renkli camlardan yapılmış duvar resimlerine verilen ad. Renkli küçük taş parçalarından yapılmış "taş mozaikler" önceleri Pompei'de kullanılmış; bu şekil esas alınarak süsleme cam mozaik doğmuştur. IV. Yüzyıldan başlayarak birçok kiliselerin duvarları cam mozaikten yapılmış duvar resimleri ile süslenmiştir. Bugün cam mozaik, daha yaygın olarak kullanılmaktadır. Türkiye'de çini mozaik ve çini kaplama kullanıldığından cam mozaik önem taşımaz. ... Devamı »»» CAMBAZLIK « Bilim ve Sanat İp üstünde dans etmek ve çeşitli hünerler göstermek sanatı. Cambazlık sanatı, metotlu ve enerjik bir çalışma sonucu elde edİLebilir. Bu sanatta ilerlemiş olan her sanatçı, çalışma metodu ve hünerler yapma kabiliyetine göre, çeşitli oyunlar oynar. Bu sebeple, ip üstünde soyunup tekrar giyinen, yılan gibi kıvranan, çeşitli ölüm atlayışları yapan, bisikletle yürüyen gözü bağlı olarak içinde bir kadın ya da erkek bulunan el arabası süren, v.s. cambazlara rastlanmıştır. Birçok milletlerde olduğu gibi Türk halkı arasında da rağbet bulan cambazlık sanatının bugün klâsik hale gelmiş hünerleri, daha ç... Devamı »»» CAPİTOLİUM KURDU « Bilim ve Sanat M. Ö. 500 yılından kalma tunçtan yapılmış bir Etrusk heykeli. Esere XVI. yüzyılda Romulus ve Remus ikizleri ilâve edilmiştir. Şimdi Roma'da Konservatörler Sarayı'nda bulunmaktadır. ... Devamı »»» COĞRAFYA « Bilim ve Sanat Toprak iklim, ırk, millet, dil, ürün gibi çeşitli yönlerden yeryüzünü tanımlayan ve birçok kollara ayrılmış bilim. Coğrafyanın ayrıldığı kollardan başlıcaları şunlardır: Ekonomik Coğrafya (coğrafyanın toprak ürünlerini, sanayii, ticareti inceleyen bölümü). Fizikî Coğrafya {karalarla denizlerin durumunu, yüzey şekillerini ve iklimlerini inceleyen bölümü).Matematik Coğrafya (yeryüzünün şeklini, uzaydaki durumunu ve uzaydaki yıldızlarla, gezegenlerle olan durumunu, münasebetlerini inceleyen bölümü), Siyasî Coğrafya (ırkları, dilleri, milletlerin durumunu, devletlerin sınırlarını, devlet şekilleri... Devamı »»» ÇEMBERLİTAŞ « Bilim ve Sanat İstanbulda Sultanahmet Beyazit arasındaki Diyanyolu'nda kızıl mermerden yapılmış tarihi bir sütun. Bizans İmparatoru Konstontinus zamanında burada bulunan büyük bir meydanda kurulmuştur. İmparator tarafından Roma�dan getirildiği bilinmektedir. Sütun Romada iken tepesinde Apolılon'un heykeli bulunmakta idi. İstanbul�a getirildikten sonra Kostantinus'un Julianusun, Theodosius'un heykelleri konmuş. Aleksi Kommen zamanında bir başlıkta bir haç yerleştirilmiştir. Mustafa III. zamanında bir yangından zarar görerek çatladığı için demir çemberlerle bağlanmıştır. 1071 tarihinden bu yana halk ta. rafınd... Devamı »»» ÇEŞMİ BÜLBÜL « Bilim ve Sanat Bir şişe çeşidi. Eski Türk camcılığının en parlak devirlerinin ürünüdür. Bu şişeler sadece cam'dan yapılmayıp cam'a billur ve fayans'ın katılmasıyla yapılmıştır. Cam'a katılan bu maddeler şişenin gövdesinde döne döne renkli çizgiler halinde uzanır. ... Devamı »»» ÇİN ŞEDDİ « Bilim ve Sanat Çin'de M.Ö. III. yüzyılda imparator Cenk zamanında yapılmış olan büyük duvar. Liyau-Tung körfezi kıyılarından başlayarak Kansu bölgesinin kuzeybatısına kadar devam eden ve 2.755 kilometre uzunluğunda olan bu duvar, 6 metre yüksekliğindedir. Her ikiyüz adımda, 12 metreye yükselen bir kale bulunmaktadır. Bugün çoğu yerleri yıkılmış olmakla beraber, eski çağların �Acaibi Seb'ai Âlem� inden biri sayılır. Çin şeddi, yabancı akınlardan Çin'i korumak amacı ile yaptırılmıştır. ... Devamı »»» ÇİNİ - ÇİNİCİLİK « Bilim ve Sanat Bir çeşit beyaz topraktan yapılan ve fırında pişirilen üzeri sırlı seramik işlerine verilen ad. Çini şeffaf değildir ve ışığa tutulduğunda ışık geçirmez. Çini, balçık, beyaz balçık ve kalorin gibi üç cins topraktan yapılır. Topraklar, fabrika ya da atölyelere getirildikten sonra su içinde yoğrulur, süzülür, elekten geçirilir. Günlerce havuzlarda bekletilir. Böylece çamurlar koyulaşır. Bu çamur basınç altında bırakılmak suretiyle çini hamuru haline getirilir. Çini, bu hamurdan, a - Tornada, b - Döküm suretiyle, c - Kalıplarda imâl edilir. Çamura istenen şekil verildikten sonra rötuş edilir v... Devamı »»» ÇİNKOĞRAFİ « Bilim ve Sanat Resimleri ve çeşitli şekilleri, kâğıda basmak için, bunların negatif benzerlerini çinko üzerine çıkarma sanatı. Çinkoğrafi, fotoğrafçılığın, matbaalığa tatbiki ile meydana gelmiştir. Bir dergi, bir gazete, bir fotoğraf ya da şekil, çinkoğrafide, çinko üzerine tespit edilir. Böylece o fotoğraf ya da şekil, istenen sayıda kitap, gazete ve dergide yayınlanmış olur. Çinkoğrafide bir resmin çinko üzerine tespiti şu şekilde olmaktadır. 1 - Fotoğraf, klişe makinesinin karşısına gergince ve diklemesine konur. Klişe makinesinde bu fotoğrafın ikinci bir kopyası, eczalı bir cam üzerine ya da bir film... Devamı »»» ÇİÇEKÇİLİK « Bilim ve Sanat Yıllık ya da çok yıllık bitkileri yalnız çiçek, yaprak ve gövdelerinin estetik güzelliklerinden faydalanmak amacı ile üretilmesi sanatı. Çiçek yetiştiricileri, soğuk iklimlerde normal, ılıman iklim bölgelerinde ise turfanda çiçek ya da süs bitkilerini, cam çerçevelerle örtülü kuytu yerlerde, ya da seralarda (limonluk) yetiştirilir. Buralarda özellikle havanın belli bir dereceden düşük olmaması ve rutubet oranının, belli bir oranda olması dikkat edilmesi gereken şartlardandır. Sıcak iklim bölgelerinde ise çiçek ya da süs bitkileri açıkta yetiştirilir. Özel olarak yetiştirilen bu bitkiler tohu... Devamı »»» ÇOBANLIK « Bilim ve Sanat Genel olarak büyükbaş çiftlik hayvanların, daha çok bunlardan davar (koyun, keçi) grubunun bakımı sanatı. Bunları güdüp otlatana �çoban �denir. Birçok yerlerde, sığır sürülerinin bakıcılarına da �sığırtmaç� denir. Çobanlık, pratik bilgi isteyen bir iştir. Sürünün nerede, nasıl, ne zaman yatırılacağı, gezdirileceği, otlatılacağı, sulanmasının zamanı, bilinmesi ve dikkat eder. Pratik olarak çorukluk devirleri sürüyü bulaşıcı hastalıkların bulunacağı alanlara sokmamak, doğum zamanlarında gerekli tedbirleri almak, otlakların ot çeşitlerini bilmek, hayvanların sağlığı konusunda gerekli pratik, bil... Devamı »»» DARWİNCİLİK « Bilim ve Sanat İngiliz biyoloji bilgini Darwin'in kurduğu teoriye verilen ad. Darwin'e göre canlılar yaşadıkları ortama uymak için mücadele etmek zorundadırlar. Bu bir hayat mücadelesi ortamın fizik şartlarıyla ve canlılarıyla olur. Bu savaşta kazananlar hayatta kalır, kaybedenler ölür. Canlıların bu şekilde çözülmeleri de "tabiî seleksiyon"u (tabiî ayıklanma) meydana getirir. Darwin bu düşüncesini sun'i ayıklanma ile açıklamıştır. Sun'î ayıklanma da insanlar, bitki ve hayvanların ortam şartlarıma en uygun karakterlerini taşıyanlardan çok, en iyi ürün verenlerini ayırmaktadırlar. Tabiî seleksiyonda ise bu ... Devamı »»» DENEY « Bilim ve Sanat Bilimsel bir gerçeği göstermek için yapılan gözleme ya da deneyleme, Müsbet bilimlerde kanunları elde etmek için tabiatı tanımak gerektir. Tabiatı tanımak için de tabiattaki olayları teker teker görmek ve bilmek yetmez olaylar arasında daima aynı kalan münasebetleri bulup ortaya çıkarmak gerekir. Bu bakımdan, bir cismin düşmesi, bir bit. kinin çiçek açması, bir insanın bunamaması gibi olayların çeşitli bağlantıları.bilinmesi ,bunlar arasındaki bağlantıdan kanunlara varılabilmesi, deneyle mümkündür. Müsbet bilimlerde deney, iki şekilde görülür : a) Gözlem, herhangi bir olayın, dikkatli şekilde... Devamı »»» DOKUMACILIK « Bilim ve Sanat Hayvansal, bitkisel ya da madensel tellerin (ipliklerin) alttan ve üstten geçilerek haç gibi örülmesinden meydana gelen yumuşak fakat dayanıklı şeyleri yapma sanatı. Dokumaların pamuktan olanlarına �bez�, yünden olanlarına �çuha� ya da �kumaş�, ipekten olanlarına �ipek kumaş� denir. Dokumalar, tezgâhta yapılır. Tezgâhların ilkel olanları ağaçtan yapılmıştır. Bu tezgâhların üzerine yukarıdan aşağıya doğru uzatılan ve �arış� denen ipliklerin aralarından �atkı�denen yatay iplikler geçirilir ve ileri-geri hareket eden bir tarak aracıyla dokunur. ... Devamı »»» DOLİKOSEFAL « Bilim ve Sanat Antropoloji biliminde kafatası şekillerinden birine verilen ad. Bu deyim karşılığı olarak Türkçede �uzunkafalı� kelimesi kullanılmıştır. Antropoloji, insan ırklarının tasnifinde, kafatasının biçimine göre sınıflamalar yapmış ve bu biçimlerden braki sefal mezosefal ve dolikosefal şekillerini çıkarmıştır. Buna göre, burun kökü üzerinde ve kas kavisleri arasında bulunan glabella noktasından ölçülen ön-arka uzunluk ile buna dikey olan genişlik arasındaki oran, kafatası şekillerini vermekte ölçü olarak kullanılmaktadır. Bu endis, 74,9 dan küçük olursa, böyle kafa şekillerine dolikosefal adı veril... Devamı »»» DÖĞME « Bilim ve Sanat Vücudun derisi üzerine iğne gibi sivri şeylerle çizilmek ve içine renk veren maddeler konulmak suretiyle yapılan resim, yazı ve şekiller. Döğme'nin eski zamanlardan beri insanlar tarafından vücutlarına tatbik edilen bir âlet olduğu sanılmaktadır. Eskiden bazı milletlerde esirlerin derisi üzerine, sahiplerinin işaretlerini bildiren şekiller çizildiği bilinir. Bugünkü medenî milletlerde de, bin çok insanlar çoklukla gemici ve madenciler kollarına, göğüslerine, vücutlarımı çeşitli bölgelerine böyle dövmeler yapmaktadırlar. Bazı aşağı tabakadaki insanlar da, kollarına ve göğüslerine, aşklarındaki ... Devamı »»» DOLMEN « Bilim ve Sanat Tarihten önceki insanların, yere kapı şeklinde diktikleri taştan büyük anıtlar. Bunların ikisi, karşılıklı olarak ye re dikey olarak dikilmiş, üstlerine de yatay olarak boylu boyunca ve kapak gibi bir taş oturtulmuştur. Musalla taşına benzerler. Bunların birer mezar olarak yapıldıkları bilinmektedir. 22 metre uzunlukta olanları vardır. Yeni taş devri anıtlarından olan dolmenler, Fransa'nın Bretagne bölgesinde, Hindistanda Afrika'da Japonya'da çok bulunur. ... Devamı »»» EBÜLHEVL « Bilim ve Sanat Mısır'da Cizre'de bulunan ve Avrupalılarca �Sphinx� adı ile bilinen aslan vücutlu, insan başlı ünlü anıt. 17 metre yükseklikte, 39 metre genişliktedir. Yerli bir kayanın yontulmasıyla meydana getirilmiştir. Yapıldığı zaman belli değildir. Eskiden vücudu kumlara gömülü iken 1817 yılında kumlar açılarak vücut meydana çıkarılmıştır. ... Devamı »»» EDEBİYAT « Bilim ve Sanat Güzel sanatlardan birine verilen ad. Edebiyat, düşünce ve duyguların, söz ya da yazı halinde güzel ve etkili bir şekilde anlatılması sanatıdır. Edebiyat, yazının meydana gelmesi, dillerin zenginleşmesi ile başlamış ve gelişmiş bir güzel sanattır. Böylece, insanlığın çok eski zamanlarından beri bilinen bir sanat olma özelliğini taşımaktadır. Fakat, var olduğu kabul edilen ilk edebiyatlar, çoklukla sözlü gelenek halinde nesilden nesle devam etmiş olan bir edebiyat durumundadır. Ancak, yazılı kaynakların, uzun yüzyıllar saklanabilmesinden sonradır ki, gelecek yüzyıllara hitap edebilen edebi... Devamı »»» EHRAMLAR « Bilim ve Sanat Mısırda eski zamanlardan kalma piramit şeklindeki anıtlar. Bunlar, eski Firavunların ve hükümdarların türbeleri olarak yapılmış anıtlardır. Nil boyunca yüzlerce ehram vardır. Bunların en ünlüleri Cizre'de �Kefren , Kheops , Mikerinos� ehramlarıdır. Kheops ehramı, 146 metre yüksekliğindedir. Ehramların genel olarak yükseklikleri 50 - 150 metre arasında değişmektedir. Mısırlılar, ölümden sonra ruhun gelip vücuda girdiğine ve kendi cesetlerini bulamayan ruhların öbür hayata ulaşamayacaklarına inandıkları için ölülerini mumlayarak korurlardı. Mumyaladıkları ehramların ortasında gizli bir yerd... Devamı »»» EİFFEL KULESİ « Bilim ve Sanat Paris'te Champs de Mars meydanında 1889 yılında milletlerarası sergi münasebetiyle, Fransız mühendisi Gustave Eiffel tarafından yapılmış olan kule. Yüksekliği 300 metre 65 santimetredir. Eiffel kulesi üzerinde Fransa'nın en önemli radyo merkezi ile bir meteoroloji gözlem merkezi kurulmuştur. Kulenin dört ayağı vardır. Birinci katına kadar isteyenler demir merdivenlerden çıkar. Birinci katta lokantalar, kahvehaneler, fotoğrafhaneler ve çeşitli dükkânlar vardır. Buradan öbür katlara asansörle çıkmak mümkündür. Kulenin tepesine yakın yerlerden Paris'i bütün olarak görmek mümkündür. ... Devamı »»» EMPRESYONİZM « Bilim ve Sanat Fransızca �impression (tesir, intiba, izlenim)� kelimesinden alınmış bir akımın adı. Bu akımın adı, 1874 yılında, Manet , Monet , Pisaro , Sisley ve Cezanne'ın birlikte açtıkları bir resim sergisinde görüşmelerini yazan bir gazetenin Mannet'nin �impression� adlı tablosunda örnek alarak, bu ressamlar� �impressioniste� adı vermesinden çıkmıştır. Empresyonizmin başlıca hareket noktası ışıktır. Renkler, daha canlı olarak ve tabiattaki renklere uygun bir; şekilde verilir. Yapılan tablolar, masa başında yapılmış tablolardan çok, tabiat içinde yapılmış tablolar izlemini taşır. ... Devamı »»» ESKRİM « Bilim ve Sanat Kılıç ya da süngü kullanmak sanatı ve bu sanatı elde etmek için yapılan talim ve oyun. İlkin savaşmak amacı düello yapmak ve korunmak için öğrenilen bu sanat, XVI. yüzyıldan itibaren, bir spor olmağa başlamış, İtalya ve Fransa�da yaygın olmuştur. Değişik silâhlarla oynanan bu oyun, çok sivri uçlu uzun kılıçlarla oynanmış ve önemli sporlardan biri olmuştur. ... Devamı »»» ESTETİK « Bilim ve Sanat Tabiatta ve sanatlarda güzelliğin şartlarından ve güzelin insan ruhunda uyandırdığı etkilerden söz eden bir bilim. Felsefenin bir şubesi sayılır. Güzelliğin ve güzel felsefesi demek olan bu bilimin kurucuları Eflâtun ile Aristo'dur. Mantık nasıl gerçeği bulmak için akla kılavuzluk ediyorsa, estetik de güzel ve güzelliği bulmak için hislere kılavuzluk eder. Estetik, metafizik estetik, psikolojik estetik, sosyal estetik, filozofik estetik gibi bölümlere ayrılır. ... Devamı »»» FİGÜR « Bilim ve Sanat Resim ve heykelde insan ve hayvan şekillerine verilen ad. Bir tablodaki figürler denildiğinde, o tablodaki insan ve hayvan resimleri anlaşılır. Figür genel olarak insan ya da hayvanın bütün vücudunu gösteren resimdir. Bunlar, ya normal insan ve hayvan büyüklüğünde olur ya da bunlardan büyük ve küçük olur. Hiçbir elbise ve kumaş parçası ile örtülmemiş olan ve bütün vücudun göründüğü resme �çıplak figür� elbise giyilmiş olarak yapılan figürlere �giyimli figür� denir. ... Devamı »»» FİZYOLOJİ « Bilim ve Sanat Bitki ve hayvanları meydana getiren doku ve organların vazifelerini ve bunları nasıl yerine getirdiklerini araştıran bilim şubesi. Fizyoloji, biyolojinin bir kolu sayılmaktadır. ... Devamı »»» FOTOĞRAFÇILIK « Bilim ve Sanat Işık aracı ile resim çıkarmak usul ve sanatı 1829 yılında Nicephore Niepce (1765 - 1833) ve Jacques Daguerre (1789 - 1851) adlı iki Fransız araştırıcı tarafından keşfedilmiştir. Fotoğrafçılığın esası gümüş bromür gibi bazı tuzların güneş ışığı etkisi ile kararması esasına dayanır. Gümüş bromürü ve iyice hassas bir hale getirilmiş bir cam ya da jelâtin plağı fotoğraf makinesinin �karanlık oda� denilen boşluğunun sonuna yerleştirilir. Dışarıda resmi alınmak istenen şeyin hayali, ters olarak bu plâk üzerine tespit edilir. Böylece, negatif bir hayal elde edilmiş olur. Bu hassas plâk üzerine tespit... Devamı »»» FİZİK « Bilim ve Sanat Maddenin özelliklerini ve niteliklerini değiştirmeyen olay ve hareketlerini inceleyen ve bunları kanunlara bağlayan bilim. Bir olayın fizik bilimi bakımından incelenmesi, ancak maddenin �niteliğinin değişmemesine� bağlıdır. Çünkü niteliği değiştiren olaylarla başka bilim, kimya bilimi ilgilenir. ... Devamı »»» FELSEFE « Bilim ve Sanat Genel olarak varlıkların, prensiplerin ve sebeplerin genel bilimi şeklinde tarif edilen bilim. Yunanca filos (dost) ve sofia (bilim) kelimelerinden meydana gelmiştir ve �bilim sevgisi� ve �hikmet dostluğu� anlamına gelir. Eflâtun, felsefeyi, �varlığın sebeplerini� anlatan bir bilim olarak görmüştür. Aristo ve Orta çağ filozofları da �Prensiplerin ve sebeplerin bilimi� olarak tarif etmişlerdir. Her bilim, kendi konusu içindeki gerçekleri araştırdığı halde, felsefe ilk ve genel olan sebeplere ulaşabilmek için bütün varlığı tetkik eder ve bu bakımdan öbür bilimlerden ayrılır. Felsefe, bu âlemin... Devamı »»» GENETİK « Bilim ve Sanat Bitkilerde ve hayvanlarda soy çekimi denen olayı inceleyen biyoloji şubesi. Bu bilim kolu, aynı soya bağlı fertlerin özelliklerini incelemek yolu ile ana ve baba soylarında meydana gelen ayrılıkları ve benzeyişleri tespit etmeğe çalışır. Genetik hemen hemen bu yüzyıl bilimidir. Avustralyalı botanikçi Mendel (1822- 1884) ürettiği bitkiler üzerinde kalıtım bakımından yaptığı gözlemleri sonucu, kendi adı ile anılan Soyçekiminde nöbetleşe kanununu bulmuştur. Bu kanunu ile Mendel, ana ve babadaki bir kısım özelliklerin bazı defa doğrudan doğruya evlâtta görülmeyip torunlarda meydana çıktığım açıkla... Devamı »»» GRAFİK « Bilim ve Sanat Bir olayın yürüyüşünü göstermeyi ya da birkaç şey arasında karşılaştırma yapmaya yarayan türlü çizgilerden meydana gelmiş şekil. Grafikler, biri pratik öbürü bilimsel olmak üzere iki amaç için yapılır. Pratik amaç güden grafiklerle, çeşitli olaylar hakkında toplu, seri ve doğru görüş elde edilir. Bilimsel amaç güden grafiklerle de, en doğru istatistik araştırmaları yapılabilir. Bir olayın, çeşitli yönlerdeki durumlarını grafikleri tespit edip mukayeseler yapmakla, o ola; hakkında bilimsel değer hükümlerine varılmış olunur. Grafikler, birçok şekil ve tarzlarda gösterilebilir. Bunlar arasında ... Devamı »»» GÜZEL SANATLAR « Bilim ve Sanat İnsanda heyecan ve hayranlık uyandıran sanatlar. Bu sanatlar marangozluk, demircilik, dülgerlik gibi, el işinden çok ,ruh ve duyguyu ilgilendiren sakatlardır. Güzel sanatlar içine, Ortaçağ bilginleri tarafından on sanat sokulmuştur. Bunlar da: sarf (dilbilgisi), nahiv (sözdizimi), ilmi beyan (güzel konuşma bilimi), belagat (güzel konuşma bilimi), hesap felsefe, musiki, hendese geometri), ilmi heyet (astronomi) idi.Fakat bunlardan çoğu, bilimler arasına girmiş ve güzel sanat olmaktan çıkmıştır. Güzel sanatların çeşitleri: 1 - Edebiyat: Kelimelerle yapılan bir güzel sanattır. Nazım ve nesi... Devamı »»» GEOMETRİ « Bilim ve Sanat Mekân kavramını kendine konu alan Matematik bilimi. Geometri, mekânda yer alan şekiller arasındaki zorunlu bağları ve oranları bulur. Bu şekiller, ya çizgiler gibi bir �boyut� lu olurlar (uzunluk) ; ya yüzeyler gibi iki boyutlu olurlar (uzunluk, enlilik); ya da hacimler gibi üç boyutlu olurlar (uzunluk, enlilik, yükseklik). Yüzeylerden, geometrinin bir bölümü olan düzlem geometrisi hacimlerden da uzay geometrisi söz eder. Cisimlerin birbirini kesen iki düzlem üzerindeki izdüşümlerini de tasarı geometri inceler. Geometrinin bu bölümlerinden başka analitik geometri, sonsuzluk geometrisi, izdüşel... Devamı »»» GRAFOLOJİ « Bilim ve Sanat El yazısından yazarın karakter ve duygularını anlamayı amaç edinen çalışma, yazı bilgisi. 1622 yılında Baldo adlı bir İtalyan tarafından çalışarak meydana getirilmiştir. XIX. Yüzyıldan itibaren de Langenibruch, Michon, Preper gibi bazı ruhbilimciler tarafından bir bilim kolu haline getirilmeğe çalışılmıştır. Grafoloji ile yazının şekline, ahengine, çabuk yazılıp yazılmadığına, incelik ve kalınlığına, gerginlik yönüne bakmak suretiyle yazan hakkında oldukça kesin hükümler verilmektedir. Yapılan deneylere göre eğri çizgiler yazanın sessiz ve yumuşak tabiatlı birisi olduğunu gösterir; dört köşeli... Devamı »»» HALI « Bilim ve Sanat Yere yaymak, mobilya üstüne serilmek, duvarlara süs olarak asılmak için yünden ya da ipekten örülen ya da dokunan değişik büyüklüklerdeki örtü. Yapılış biçimlerine göre başlıca iki çeşide ayrılırlar: 1 - Dokuma halı, 2 - Örme halı. Dokuma halılar, kumaş gibi olan halılardır.Bunlara �kilim� adı verilir. Halı tezgâhında dikey olarak çekilmiş ipliklere, yatay olarak iplikleri bir taraftan öbür tarafa atmak suretiyle dokunur. Asıl halılar örme olarak yapılan halılardır. Bunlar, halı tezgâhlarında yatay ve dikey olarak yan yana çekilmiş iplikler üzerine istenen resme göre dü... Devamı »»» HATTATLIK « Bilim ve Sanat Güzel yazı sanatı. Her alfabenin değişik yazılışları vardır. Bu değişik yazılış şekilleri, hattatlık sanatını (ya da hat sanatı) meydana getirir. Böyle bir sanata en uygun alfabe, Arap alfabesi olduğu için, bu yazı ile güzel el yazıları yazmak Osmanlılarda ve Doğu İslâm dünyasında başlıca el sanatlarından biri haline gelmiştir. Osmanlılar devrinde hattatlık, bütün Doğu İslâm dünyası hattatlığından çok ileri gitmiş ve sanat eseri olacak değerde pek çok eserler veren hattatlarımız yetişmiştir. Hattatlıkta, eski harflerle kullanılan yazı çeşitleri şunlardır. Celî (her çeşit yazının uzaktan okun... Devamı »»» HEYKEL « Bilim ve Sanat Herhangi bir canlının, çoklukla insanın göründüğü şekilde yapılmış biçimi. Heykel kelimesi, çoklukla tam vücutlu eserlere verilir. Bunların bele kadar olanlarına �büst� adı verilir Heykeller tek bir canlıyı (insan hayvan) tasvir edecek şekilde yapılır. Birkaç heykelden meydana gelmiş anıtlara �heykel grubu� adı verilir. Heykeller, ağaç çamur, alçı, taş ya da çeşitli madenlerden yapılır. Ağaç ve taş heykeltıraş olunarak, çamur heykeller cisimlenerek, maden heykeller dökülerek yapılır. Canlı ile aynı büyüklükte olan heykeller, gerçekteki ölçülere uyarlar. Gerçekten çok ufak heykeller, biblo, st... Devamı »»» HİPOTEZ « Bilim ve Sanat Bazı olayların sebeplerini açıklamak için geçici olarak kabul edilen bir varsayım. Bütün deneyli olaylar, ilkin zihindeki bir tasarlama ile başlar. Bilgin ya da araştırıcı, zihnindeki bu tasarlama ile deneysel bir sonuca varabilmek, incelemek istediği olay hakkında bir sonuca vararak o olayın sebeplerini açıklamak, bir kanuna ulaşabilmek için, zihninde almak istediği sonucu, bir varsayım (bir hipotez, bir faraziye) olarak düşünür. Bu düşüncesine göre, deneylerini yaparak ya olumlu ya da olumsuz bir sonuca varır. İşte bazı olaylarla ilgili sebeplerin açıklanması için geçici olarak kabul edilen ... Devamı »»» HİSTOLOJİ « Bilim ve Sanat Dokuların yapısını inceleyen bilim; dokubilim. Ayrı bir bilim dalı olmakla beraber, organlarla doku ve hücrelerin oluşumunu inceleyen embriyoloji ile bir bütün meydana getirir. Histoloji bilimi, dokuların, gözle görülmesi imkânsız olan yapısını incelediğinden, ancak mikroskobun bulunmasından sonra gelişmiş bir bilimdir. ... Devamı »»» HİTABET « Bilim ve Sanat Bir fikri, bir dâvayı dinleyicilere benimsetmek, onları bu fikre, dâvaya inandırmak için söz söyleme işi ya da sanatı. Bu işi yapan kişiye �hatip�, söylenene de, yerine göre �nutuk�, �söylev�, �hitabe� denir. Hitabet, nesir türlerindendir. Ancak işlenen konunun, konuşmanın yapıldığı anda ilgi uyandırması, anlaşılması gerektiğinden, nesrin genel kurallarına bağlı olmakla beraber, bazı özel kuralları da vardır. Söz söyleyen kişinin, söz söyleyeceği toplumu göz önünde bulundurması, anlatımını bu toplumun isteyeceğine göre ayarlanması gerektir. Bu bakımdan hatibin, kelimeleri dinleyicile... Devamı »»» HUKUK « Bilim ve Sanat Kanun ve âdetlerin bütünü. Haklıyı haksızdan ayırmak için uygulanan kuralların bütünü, kanunlar ve âdetler bilimi. Hukuk, tabii hukuk (droit naturei) ve düzenlenmiş hukuk (droit positif) olmak üzere iki ana bölüme ayrılır. Tabii hukuk, insanın insan olarak doğuştan sahip olduğu hakları içine alır. Bu hakların özelliğini ve ölçüsünü veren sağduyu ve duygudur. Ancak, tabii hukukta mutlak bir kesinlik olup olmayacağını tartışma konusu yapan düşünüşler vardır. Fakat, toplum halinde yaşayan insanlar arasındaki ilişikleri idare eden kuralların, tabii hukuku gözetmek ve ona dayanmak zorunluluğu v... Devamı »»» HÜRRİYET-İ EBEDİYYE ABİDESİ « Bilim ve Sanat İstanbul'da Şişli'nin kuzeybatısındaki Hürriyet-i Ebediyye tepesinde 31 Mart şehitleri için dikilmiş anıttır. 23 Temmuz 1911 de hürriyet şehitleri büyük bir törenle buraya gömülmüşlerdir. Bunlardan başka buraya 29 Mayıs 1913 te öldürülen sadrazam Mahmut Şevket Paşa, Birinci Dünya Savaşı sonunda Berlin'de öldürülen sadrazam Talât, Paşa'nın naşı (25 Şubat 1943 ) ile Taifte öldürülen Mithat Paşa'nın naşı (26 Haziran 1951 de) buraya törenlerle gömülmüştür. ... Devamı »»» HİYEROGLİF « Bilim ve Sanat Eski Mısır yazısı. Mısır medeniyetinin en güzel ve en başarılı eserlerinden biridir. Bir takım resimlerden ibarettir. Önceleri, anlatılmak istenen eşyanın resmini çizmekle başlamış, zamanla fikirleri resimle ve resimle anlatımı güç olan fikirleri de remizle anlatabilir duruma gelmiştir. Mısır yazısında 24 harf tespit edilmiştir. Ancak, bu yazıda sesli harf kullanılmadığından, hiç bir zaman Fenike yazısı gibi bir alfabe şeklini alamamıştır. Hiyeroglif'in biraz gelişmiş şekli de yapılmış ve fikirler, daha basit resimlerle anlatılabilir duruma gelmiştir. Bu değişik Hiyeroglife �Hiyaretik� adı ve... Devamı »»» HAMAM « Bilim ve Sanat Genel yıkanma yerleri (Evlerdeki yıkanma yerlerine de hamam denir). Hamam denilen genel yıkanma yerleri, eski Romalılar ve Bizanslılarda da yapılmışsa da buharla ısınan ve çok geliştirilmiş olan hamamlar asıl Türklerde yapılmıştır. Bu sebeple, buharla ısınan hamamlar ,genel olarak �Türk hamamı� adı ile anılır. Türk hamamları ,başlıca üç bölümden meydana gelmiştir: Soyunma yeri, soğukluk, sıcaklık. Soyunma yeri, sokak kapısından sonra geniş bir avlu üzerinde sıralanmış yüksekçe soyunma sedirlerini ve bölümlerini ihtiva eder. Bu bölümün ortasında çoklukla bir havuz ve bir köşesinde de kahve oca... Devamı »»» JEOLOJİ « Bilim ve Sanat Yer'in halinden bahseden bir ilim, yer bilimi. Jeoloji yerin yalnız şeklini değil, oluşunu, yapısını, çeşitli devirlerde geçirdiği ve hâlâ geçirmekte olduğu değişiklikleri inceler. Başlıca iki kola ayrılır: Genel jeoloji, Özel jeoloji. Genel jeoloji yerin yapılışını dış ve iç kuvvetlerin yeryüzünde yaptığı etkileri inceler. Özel jeoloji de yerin güneşten ayrıldıktan sonra bu güne kadar geçirdiği eğişiklikleri inceler. ... Devamı »»» LABORATUAR « Bilim ve Sanat Bilimsel incelemeler, deney ve çeşitli hazırlıklar için kurulmuş, içinde gerekli âletler ve maddeler bulunan yer. Her bilim dalına ya da araştırması yapılacak konuya göre kurulmuş laboratuarlar vardır: Kimya laboratuarları, fizik laboratuarı, atom araştırmaları laboratuarı gibi. ... Devamı »»» LİTOGRAFİ « Bilim ve Sanat Kalker bir taş üzerine, yağlı bir madde ile çizilmiş yazı ve resimleri basma suretiyle çoğaltma sanatı, taş basması. XVIII. yüzyılda Bavyeralı Senefelder tarafından icat edilmiştir. ... Devamı »»» KARİKATÜR « Bilim ve Sanat Bir kişinin bir şeyin ya da bir olayın tuhaf ve gülünç taraflarını meydana koyacak şekilde yapılan resim. Karikatürler, güdülen amaçlara göre, şaka etmek, alay etmek ya da küçük düşürmek için yapılmış olabilir. Kuvvetli bir anlatım kudretini gerektirdiği için ince ve önemli bir sanat şubesidir. Edebiyattaki mizah ve yerginin resimdeki şeklidir. Bugünkü anlamıyla karikatürün meydana gelişi Rönesans devrine rastlar Bizde XIV. yüzyılda başlayan Karagöz oyunu bir çeşit karikatürdür. Fakat karikatürlerin bulunduğu mizah dergileri ancak XIX. yüzyılın sonlarına doğru çıkmağa başlamıştır. Son yıllar... Devamı »»» KİMYA « Bilim ve Sanat Maddenin özelliklerini, yapısını, ayrı ayrı maddeler arasındaki ilgi ve değişmeleri inceleyerek, bu değişmelerin bağlı olduğu kanun ve kurallardan söz eden bilim. Kimya üzerindeki bilimsel düşünce, ilkin Roger Bacon (1214-1294) ile başlar. Kimya, genel olarak, inorganik cisimleri inceleyen �inorganik kimya�, organik cisimleri inceleyen �organik kimya� olmak üzere iki büyük şubeye ayrılır. ... Devamı »»» KÜBİZM « Bilim ve Sanat Avrupa'da 1910 da ortaya çıkmış bir sanat akımı. Resim, mimarlık gibi sanat kollarında, eşyayı geometrik şekiller halinde göstermek esasını güder. ... Devamı »»» KİTAP « Bilim ve Sanat Bir ya da birkaç konuya dair eli yazılmış ya da matbaada basılmış sahifelerden ibaret yaprakların, bir arada birleştirilmesi ile meydana getirilen, okumaya mahsus ciltli ya da ciltsiz eser. Kitap, bugünkü şeklini alıncaya kadar çeşitli şekiller ve safhalar geçirmiştir. Yazının icadıyla başlayan tarih devirlerinde insanlar yazıyı levha halindeki çamur tabakaları veya balmumu sürülmüş levhalar üzerine yazar veya ucu ince demir kalemlerle tahtaya veya taşa oyarlardı. Asurlular, Sümerler, Hititler çamur levhalar üzerine çizgi halinde yazılan yazdıkları levhaları fırında pişirmek suretiyle sertl... Devamı »»» MANTIK « Bilim ve Sanat Zihnimizin doğruyu bulma ve bilme için yaptığı işlemlerin dayandığı kuralları gösteren bilim. Mantık, insan düşünüşünü konu olarak ele aldığı için insanı inceleyen psikoloji bilimi ile ilgilidir. Ancak, Psikoloji, ilkel ya da medenî, hasta ya da sağlam her türlü insanın ruhundaki normal, anormal her türlü olayı inceler. Mantık ise, ancak, olgun, sağlam ve mükemmel insanın, nasıl düşünürse doğru düşünmüş olacağını ortaya koyar. ... Devamı »»» MATEMATİK « Bilim ve Sanat Sayılar ve nitelikler üzerinde çalışan bir bilim. Değişik dalları vardır: Aritmetik (sayılarla ilgili konuları inceler) Cebir (sayılar yerine harfler kullanarak aritmetikle çözülemeyecek meşeleleri çözer). Geometri (çizgiler, açılar, daireler arasındaki ilgileri inceler). Trigonometri (üçgen geometrinin ilerlemiş bir şekli olarak çoklukla yüzölçümleri ile ilgili meseleleri çözümler). ... Devamı »»» METEOROLOJİ « Bilim ve Sanat Hava olaylarından ve onların etkilerinden söz eden bir bilim, Meteoroloji, hava olaylarım fizik matematik ve istatistik metotlarına göre inceler. ... Devamı »»» MİNYATÜR « Bilim ve Sanat Eski el yazması kitaplara boya ve yaldızla çok dikkatli ve ince olarak eski usulde yapılan resimlere verilen adı. Çinliler ve Türklerden İranlılara, oradan da Avrupa'ya geçmiş bir sanattır.Minyatürler, sanat bakımından çok, kitaptaki konuyu açıklayan ve gerektiğinde en ince ayrıntılar üzerinde durulan resimlerdir. Gözden çok fikre hitap etmeyi ön plânda tutmuştur. Derinlik yoktur. Resmin ön ve arka plânında ve boy farkı ile görünmesi gerekenler, minyatürde, aynı boyda, fakat öndekiler üstte olmak üzere resmedilir.Türk minyatürünün en ünlü sanatçısı Levnî'dir. (XVIII. yüzyıl). ... Devamı »»» MİTHOLOGİA « Bilim ve Sanat Yunanca �mithos masal�, �logos, bilgi� kelimelerinden gelme, efsaneler bilgisi anlamında bir deyim. Mithologia bir millet tarafından icat edilen efsanelerin, tümünü içine alan bir deyim olduğu gibi, bu bilime verilen bir addır. Her milletin bir mithologia'sı (bu kelime Türkçede çoklukla mitoloji şeklinde kullanılır) vardır. Bu mithologio, o milletin dinî inançlarının ve duygularının bir görünüm şekli olmakla beraber, dinden ayrıdır. Fakat, her dinin de bir mithologia'sı vardır. Tanrıları, insan şeklinde tasavvur eden bu efsaneler, en eski dinlerde de vardır. Mithologia'nın oluşumu üzerin... Devamı »»» MÜZİK « Bilim ve Sanat Türlü sesleri, kulağa hoş gelecek şekilde dizme sanatına verilen ad. Güzel sanatların bir kolu olan müzik, insanlığın doğuşu ile başlamıştır. İlkel toplumlarda yapılan din törenlerinde bu törenlerin kutsallığı, çoklukla çalınan müzik âletlerinin, söylenen dinî şarkıların yardımı ile daha da artmıştır, ilk çağlarda eski Yunanlıların, din törenlerinde müziğe verdikleri önemin büyüklüğü, bunu gösteren örneklerdir. Ortaçağ boyunca, halk müziğinin yanı sıra dinî müziğin de önem kazanması, bulunan yeni yeni müzik âletleri ile toplumlara daha geniş ölçüde etki yapan bir sanat durumuna gelmesi sonucun... Devamı »»» MOZAYIK « Bilim ve Sanat Bir santimetre boyunda ve küçük kareler şeklinde renkli taş ya da cam parçalarıyla yapılmış duvar resimleri ve zemin döşemelerine verilen ad. Sanat tarihinde önemli bir yeri olan mozayık usulünde resim yapmak ,eski zamanlardan beri uygulanmaktadır. Bu usûl resimde özellikle Bizanslılar çok ileri gitmişlerdir. Mozayık döşemede çok eski zamanlardan beri kullanıla gelen bir usuldür. ... Devamı »»» OPERA « Bilim ve Sanat İçindeki konuşmalar müzikli olan ve bir orkestra'nın katılmasıyla oynanan şarkılı, manzum yazılmış yüksek sahne eseri. Operaya �lirik dram� adı da verilir. Operanın başlangıç tarihi XVI. yüzyıldır, İtalya'nın Floransa şehrinde, bazı eserlerin bestelenerek sahneye konmasıyla başlayan opera, asıl kuruculuğunu Monteverdi (1567 - 1643) ile kazanmıştır. Bu yeni müzikli dram sanatı. XVII. yüzyılın başlarında Fransa'ya geçmiş, çok geçmeden Paris'te �Millî Fransız Operası� nın kurulması ile gelişmeler kazanmaya başlamıştır. Gerek sahne alanında, gerekse beste alanında yetişen büyük sanatçılar elin... Devamı »»» OPERA KOMİK « Bilim ve Sanat İçinde şarkı ile konuşmanın birlikte olabildiği yarı ciddi, yarı komik sahne eseri. XVIII. yüzyılın ikinci yarısında gelişmiştir. ... Devamı »»» OPERET « Bilim ve Sanat Eğlenceli ve hafif konular üzerinde yazılıp bestelenmiş, kısmen konuşmalı, kısmen de besteli sahne eseri. Operetlerin özellikle müzik kısmı çabuk öğrenilir ve kulakta kalacak şekilde bestelenmiştir. Bir çok çeşitleri vardır. ... Devamı »»» OTOPSİ « Bilim ve Sanat Ölümün sebebini anlamak için cesedi açma işi. Otopsi, savcının ve yargıcın gerekli gördüğü hallerde, adlî tıpla ve patolojik anatomi ile ilgili hekimler tarafından yapılır, iç organlarda, ölümün meydana geliş sebebi, tıp bilimi bakımından incelenir. ... Devamı »»» PALEONTOLOJİ « Bilim ve Sanat Dünya üzerinde yüz binlerce yıl önceki hayatı inceleyen bilim, eskivarlık bilim. Fosiller üzerinde çalışan bir bilimdir. Dünya üzerindeki devir değişimleri, değişik Jeolojik zamanlarda yaşayan canlıların toprak altında kalmalarına sebep olmuştur. Bu canlılar, zamanla fosil haline gelmişlerdir. İşte paleontoloji, bu fosilleri inceleyerek onların yaşadıkları devirleri ve o devrin özelliklerini meydana çıkarır ... Devamı »»» PSİKOLOJİ « Bilim ve Sanat Duyum, heyecan, düşünme gibi olguları ve bunların kanunlarını inceleyen bilim; ruhbilim. Psikolojinin öbür bilimlerden önemli ayrıntıları vardır. Bu ayrıntılar da psikolojik olaylarda kendini gösterir. Psikolojik olaylar, doğrudan doğruya bilinir, kişiseldirler, uzaysızdırlar ve doğrudan doğruya ölçülemezler. Psikoloji, bu olayları sübjektif (içebakış) ve objektif (deneyler, bilinebilen olaylar) yönleri ile inceler. Psikoloji, eski devirlerde, Tanrı bilimciliğin etkisi altında kalan, psikolojik olayları �ruh� a bağlıyan bir bilim olarak kalmış, yakın zamanlarda deneysel ve müspet bir bilim ha... Devamı »»» SANAT « Bilim ve Sanat Genel bir anlatışla, düşünülen bir şeyi meydana getirmek özelliğindeki bilgilerin uygulanmasına ve o işi meydana getirmek için bilgi ve zekânın kullanılmasına denir. Sanatın niteliği üzerinde filozoflar ve düşünürler çeşitli açıklamalarda bulunmuşlardır. Bazı filozof ve düşünürlere göre sanatın niteliğinde �iyi, güzel ve gerçek� vasıfları vardır ve sanatın �fayda� ile ilgisi bulunur. Bazı filozoflar ise, sanatın fayda ile bir ilgisi olmadığını, �sanatın, sanat için� olduğu, sanatta hiç bir maddî fayda aramaması gerektiği görünüşünü savunurlar. Bu görüşü savunanlar, güzel bulduğumuz bir çok şey... Devamı »»» SERAMİK « Bilim ve Sanat Su ile hamur haline getirilen bir çeşit topraktan yapılan, fırında pişirilmek suretiyle sertleştirilen çanak, çömlek gibi eşyaya ve bunları yapmak sanatına verilen ad.Seramik işlerinin esasını, yapımları sonsuz derecede çok değişik olan killer meydana getirir. Çeşitli seramik işleri için killerin belirli cinsleri uygulanmaktadır. Killerden meydana getirilen hamur, ya tornada çevirmek suretiyle ya da kalıplara dökmek suretiyle istenen §ekli alır. Böylece hazırlanmış şekiller kurutulduktan sonra fırınlarda pişirilir. Yapılan işin cinsine göre üzerine kaplanacak sır ya da cila ile kaplandıktan so... Devamı »»» TABİ SANATI « Bilim ve Sanat El ya da makine ile basınç yapmak, bir ya da çok renkte boya kullanmak suretiyle, kâğıt, karton, parşömen selefon, kumaş, deri, muşamba, madenî levha gibi maddelerin üzerine, yazı, şekil, harita, resim izlerini çıkarma ve bunları çoğaltma sanatı. Bu işlemde izini bırakan şekle, �basım kalıbı�, bir yüzeye bunun izini çıkarmaya �basmak� bu işlerin yapıldığı yere de �basımevi� denir. Yazının icat edilmesinden sonra, yapılan çeşitli resim ve şekillerin çoğaltılma işi, insanları düşündüren konulardan biri olmuştur. M.Ö. 4.000 yıllarına doğru basit şekillerin damgaya b... Devamı »»» TARİH « Bilim ve Sanat İnsan toplumlarının, zaman ve yer gösterilerek ve doğru olarak kültür ve medeniyetlerini inceleyen, hayatlarını, çeşitli ilişkilerini anlatan bir bilim. İnsan topluluklarının yaşayışları (klan, site, devlet, imparatorluk), savaşları (yapılan çeşitli savaşlar, barışlar, antlaşmalar) meydana getirdikleri medeniyetler (hükümet ve idare, askerlik, hukuk, din, güzel sanatlar, tarım, ticaret v.b.) tarihî olaylar arasında yer alır ve tarih biliminin konusunu meydana getirir. Zaman ve yer gösterilerek incelenen tarih olaylarında, zaman ölçüsü olarak yıl, ay ve gün kullanılır. Olayların birbirine kar... Devamı »»» TOPLUMBİLİM « Bilim ve Sanat İnsan topluluğu hayatını ve onu yöneten kanunları inceleyen bilim. Yeni bilimlerden biridir kuruluşu iki yüz yılı geçmez. Toplumsal olaylar tarihin incelemeleri arasında yer alırdı.İlkin Fransız filozofu Auguste Comte toplumbilime bir bilim olduğu gözü ile bakmış ve toplum olaylarını bir bilim görüşü ile incelemenin zorunluluğunu ortaya koymuştur. ... Devamı »»»

.


AMPRİZM « Bilim ve Sanat Deneycilik- Felsefede Epistomoloji �bilgi teorisi� probleminde yer alan bir doktrin. Bilginin esas kaynağının deney olduğunu ve akılda doğuştan hiçbir bilgi veya prensip mevcut olmadığını söyleyen filozofların görüşüdür. Bunlara göre insan zihni doğuştan boş bir levhadır (table-rase). Bütün bilgilerimiz, aklın prensipleri de dahil sonradan deney yolu ile elde edilir. Yeni doğmuş bir çocuğun zihni balmumundan yapılmış bir plâk gibidir. Duyu organları vasıtasıyla dışardan alınan bütün etkiler bunun üzerine işlenir; böylece bilgi sahibi oluruz. Amprizm, bilgilerimizin esas kaynağının akıl old... Devamı »»» ANIT « Bilim ve Sanat Büyük bir olayı veya ünlü bir adamı anmak ve hatırlamak için yapılan heykel, dikili taş veya zafer takı gibi sanat eserleri. İstanbul'da Taksim alanındaki Cumhuriyet anıtı, Ankara'daki Atatürk heykeli gibi. Dünyanın en eski ve en büyük anıtı Mısır ehramlarıdır. Eski Yunanlılarda ve Romanlılarda mimarlık sanatının en güzel anıtlarına rastlanır. Bilhassa yeni ve yakın çağlarda Avrupa'da ve Amerika'da ünlü anıtlar yapılmıştır. Bizde anıt yapmak, ancak Meşrutiyet devrinde başlamıştır. İlk anıt, İstanbul'da dikilen Hürriyet-i Edebiye Abidesidir. Uzun zaman fazla bir gelişme göstermeyen anıt dikme... Devamı »»» ARAP SANATI « Bilim ve Sanat Arap dil ve egemenliğinin yayılmış bulunduğu Hicaz, Yemen, Suriye, Irak, Mısır, Mağrip ve İspanya'da,İslâmlıktan sonra gelişen sanatların hepsine birden verilen ad. Bu ülkelerde, İslâmlık'tan sonra gelişen sanat eserlerine Araplar'ın kendi sanat geleneklerinden fazla bir şey eklememelerine rağmen buralarda ortak vasıflı yeni bir sanatın doğup gelişmesinde Araplar'ın büyük rolü olmuştur. Mimarlık, resim, minyatür, mozaik, çinicilik, camcılık, tezhipçilik, halıcılık gibi sanatlarda gelişen, Arap sanatının ballıca özelliği bütün yüzeylerin �arabesk� denen bezemelerle ya da başka şekil ve resiml... Devamı »»» ARKEOLOJİ « Bilim ve Sanat Eski zaman sanat ve eserleri bilimi. Eski zamanlarda insanlar tarafından yapılmış, gözle görülen ve elle tutulan her eser titizlikle incelenir; cinslerine, devirlerine ve özelliklerine göre belli gruplara ayrılır ve her biri insanın geçmiş hayatının türlü safhalarını aydınlatmağa yarayan belgeler halinde değerlendirilir. Bunun için çeşitli yardımcı bilim kollarından, filoloji, antropoloji, jeoloji, coğrafya, sanat tarihi ve felsefeden faydalanır. Arkeoloji çalışmalarının başlangıç] kesin olarak bilinmiyor. İnsan hayatının geçmişini öğrenmeğe çok eski devirlerden beri çalışmıştır. Fakat arkeol... Devamı »»» ASTRONOMİ « Bilim ve Sanat Gök cisimlerinin uzaydaki durumlarını, hareketlerini, kimyasal ve fiziksel yapılarını inceleyen bilim. Yıldızlı gök kubbesi, en eski devirlerde dahi dünyada yaşayan insanların dikkatini çekmiş, bu bilinmeyen, gidilemeyen yerler hakkında bilgi sahibi olmak, insanların en önemli kaygılarından biri olmuştur. Bu sebepten astronomi, başlangıcı insanlık tarihi kadar eski bir bilim koludur. Üzerinde yaşadığımız Yer, Güneş'e bağlı gezegenlerin nispeten küçüklerinden biridir.Yere en yakın olan cisim Ay'dır. Ay yerin çekimi altındadır ve Yer'in etrafında bir elips çizer. Ay'dan sonra Güneş'in ve öbür... Devamı »»» ANATOMİ « Bilim ve Sanat Organik varlıkların yapısını, organların yer, biçim, özellik ve komşuluklarını anlatan bilim. Sağlam organları inceleyen anatomiye normal anatomi, hasta organları inceleyen anatomiye patolojik anatomi denir. Normal anatomi, sistemleri ve bölgeleri incelemesine göre sistematik anatomi ve topografik anatomi adını alır. Sistematik anatomi, şu altı sistemi inceler : Oynatma sistemi, damar sistemi, sindirim sistemi, solunum sistemi, idrar ve üreme duyu organları ve iç salgı bezleri sistemleri. Oynatma sistemi; iskelet, eklem ve kas konularını içine alır. İskelet, vücudun sert ve beyaz kısmı ola... Devamı »»» ACAİBİ SEBA-İ ALEM « Bilim ve Sanat Eski dünyanın yedi harikası - Eski zamanların en hayrete değer sanat eserlerine eski milletlerce verilen addır. Genel olarak rastlanan eserler şunlardır: Mısır Ehramları : Eski Mısır Hükümdarlarını cesetlerini edebiyen muhafaza etmek için çok yüksek ehram şeklinde yapılmış ve en önemlilerinin Cize'de bulunduğu mezarlardır. Semiramis'in Asma Bahçeleri : Bâ"foü'de Semiramis'in bahçeleridir. Bu bahçeler altı kemerle tutturulmuş yedi şedden ibarettir. Üzerine en nâdir ağaçlar dikilmiştir. Zeus Heykeli : Yunanistan'daki Olimpos'ta ünlü eski Yunan heykeltraşı Fidyas'ın vücut kısmını fildişi... Devamı »»» ANSİKLOPEDİ « Bilim ve Sanat Gerek bütün genel bilgileri, gerekse yalnız bir bilime mahsus bilgileri içine alan eser. Ansiklopediler, büyük bir çalışma sonucu meydana gelen ve başlı başına birer kütüphane olan eserlerdir. Ansiklopediler, konulan bakımından genel ve özel olarak ikiye ayrılırlar. Genel Ansiklopediler, çeşitli bilimleri bir araya toplarlar, özel Ansiklopediler, yalnız bir bilimin ya da fennin konularını bir araya toplarlar: Hukuk ansiklopedileri, tıp ansiklopedileri gibi. Bunlardan başka ansiklopediler, alfabetik ya da sistematik (metodik) esaslar içinde düzenlenirler. İlk ve Orta Çağlarda ansiklopedi tari... Devamı »»» BAKTERİYOLOJİ « Bilim ve Sanat Küçük canlılardan bahseden bir bilim olan mikrobiyolojinin bitki asıllı olan (bakteriler) mikroplarla uğraşan kısmı. Çok eski zamanlardan beri hastalıkların bulaştığı kabul edilmiş, fakat bu bulaşma sebepleri deneylerden uzak, filozofların görüşleri ile açıklanmıştır. Ancak, XVII. yüzyılın ikinci yarısında Almanyalı Leeuvvenhoekun mikroskobu icat etmesi ile, hastalık sebebi olan ve gözle görünmeyen küçük canlıların kimyageri Louis Pasteur'ün 1856 da fermantasyonu bulması, 1867 de İngiliz hekimi Lister'in ameliyatlardaki iltihapların, havadaki küçük canlıların varlığından ileri geldiğini söyle... Devamı »»» BALET « Bilim ve Sanat Bir konuyu, müzik refakatinde ve dekor yardımıyla sahnede sözsüz olarak canlandıran tek yada birkaç kişinin birlikte yaptığı danslar ve minetik hareketler serisi. Güzel sanatlardan biri olan balet, bir konuya bağlı olursa da; bazı hallerde, müziğin ritmine, melodisine dayanarak konusuz da olabilir. Balet, insanın kendi iç âlemini, düşüncelerini ve duygularını renk ve şekil unsurlarından faydalanarak anlatan sayılı sanatlardan biridir. Balette, dansör ve dansözlerin yapacağı hareketler, en ince ayrıntılarına kadar tespit edilir ve özel bir takım işaretlerle baletin müziğine parelel olarak gös... Devamı »»» BALON « Bilim ve Sanat Atmosfer içinde yükselmek ya da orada dengede durmak için hafif ve gaz geçirmez kumaştan yapılmış, yoğunluğu havanınkinden az olan bir gazla doldurulmuş küresel, sucuk biçimindeki vasıtalara verilen ad. İstenilen yere götürülebilen cinsten olmayan balonların genel olarak ipekten yapılmış bir �zarf�ı vardır. Bu zarf gazın geçmemesi için keten yağı ile sıvanmıştır. Küresel balonlarda üst yarım küreyi tamamıyla örten bir file bulunur. Bu filenin ipleri sert odundan yapılmış bir halkaya tespit edilmiştir. Bu halkaya asılan �sepet�te adamlar, �safra� adı verilen kum torbaları ve çeşitli eşya bulu... Devamı »»» BAROK ÜSLÛBU « Bilim ve Sanat Avrupa'da XVI. yüzyıl ortalarından XVIII. yüzyıl ortalarına kadar devam eden bir sanat akımını tarif etmek için kullanılan deyim. Klasik Rönesans üslûbunun,eğri doğru sedef ve incilere benzeyen deniz hayvanları kabukları şeklinde meydana gelen bozuk bir süsleme tarzıdır. İtalya'da ünlü mimar ve ressam Mikel Angelo'dan sonra başlayan bu mimarî üslûbun en ünlü sanatçısı mimar Bernini'dir. Klâsik Rönesans mimarisinden sonra bütün dünyaya yayılmış olan bu üslûp, 1730 yılında Türkiye'ye de girmiş ve Türk mimarisinin Barok üslûbunu meydana getirmiştir. İstanbul'daki Nuruosmaniye camisi bu üslûpta ya... Devamı »»» BAROMETRE « Bilim ve Sanat Atmosfer basıncını ölçmek için kullanılan âletlere verilen ad. Atmosfer basıncının varlığını göstermek ve belli bir sayı ile değerini bulmak için ilk deney, Gelilei'nin öğrencisi Torricelli (1608 - 1647) tarafından 1643 yılında yapılmıştır. Kendi adı ile anılan bu ünlü deneyin de Torricelli 1 santimetre boyunda bir tarafı kapalı öbür tarafı açık bir cam boru kullanılmıştır. Bu cam boruyu tamamen cıva ile doldurduktan sonra ağzını parmakla kapayarak ters çevirmiş, yine içine batırmıştır. Tamamen civa ile dolu olan cam borudan, bu dikey durumda iken bir miktar civa çanağa akmış ve yaklaşık olara... Devamı »»» BEHAVİORİZM « Bilim ve Sanat Modern psikoloji akımlarından biri. İngilizce �Behavior = davranış� kelimesinden yapılmış bir deyimdir ve Türkçeye �davranış - alışkanlık ruhbilimi� olarak geçmiştir. Behaviorizm, 1912 yılında Amerika�da Jonh Broadus Watson (1878.) tarafından �içe bakış psikolojisi� ne bir tepki olarak kurulmuştur, Deneysel psikolojinin kurucusu; olan Alman psikologlarından Wilhelm Wundt (1832 - 920) tarafından 1879 da kurulan ilk psikoloji lâboratuarı ile psikolojiden ruh tetkikleri atılmış, onun yerine psikolojinin konusu olarak sadece ruh olayları alınmıştır. Böylece psikolojide bilimsel çalışmalar yapıla... Devamı »»» BAER KANUNU « Bilim ve Sanat Dünya üzerinde serbestçe hareket edebilen bir cismin, dünyanın dönmesi sebebi ile hareket doğrultusunda gösterdiği sapmayı açıklayan kanun. İlk defa 1860 yılında Ernst Baer tarafından bulunmuştur. Bu kanuna göre cisimlerin hareket doğrultularında gösterdikleri sapma, Kuzey Yarımküresinde sağa, Güney Yarımküresinde soladır. Bu sebeple rüzgârlar, nehirler ve deniz akıntıları, kuzeyde sağa, güneyde sola yönelirler. ... Devamı »»» BİYOKİMYA « Bilim ve Sanat Hayat belirtilerinin temeli olan kimya reaksiyonlarını ve canlıların kimyasal yapısını inceleyen bilim. Biyokimya biyoloji meselelerinin aydınlatılması için organik ve anorganik kimya, fizikokimya, fizyoloji, biyoloji ve mikrobiyoloji bilim dallarından da faydalanır. Biyokimya başlıca iki büyük çalışma alanına ayrılır : a - Canlıların meydana getirdiği kimya maddelerini tarif eder ve bu maddelerin yapısını anlatmağa çalışır, b - Canlılardaki kimya reaksiyonlarım inceler. Bu bakımdan biyokimya, canlı organizmalar sistemi içinde bulunan proteinler, karbonhidratlar ,yağlar (lipitler) gibi org... Devamı »»» BOTANİK « Bilim ve Sanat Bitkilerden söz eden bilim. Botanik bitkilerle ilgili çeşitli problemlere cevap vermek istediğinden birçok kollara ayrılır: 1- Morfoloji (bitkilerin iç ve dış yapılarını tanıtır ve anlatır), 2 - Fizyoloji (bitkilerin canlılık olaylarını inceler), 3 - Ekoloji (bitkilerin zararlı ve faydalı özelliklerini, bitkinin yaşadığı çevreye uyma şeklini inceler), 4 - Sis tematik (bitkilerin sınıflara ayrılmasını inceler), 5 - Bitki coğrafyası (bitkilerin dünya üzerindeki yayılışlarını ve bu yayılıştaki sebepleri inceler), 6 - Paleofitoloji (jeolojik devirlerde yaşayan ve şimdi kaybolmuş olan bitkileri inc... Devamı »»» BRAKİSEFAL « Bilim ve Sanat Antropoloji biliminde kafatası şekillerinden birine verilen ad. Bu deyim karşılığı olarak Türkçede �kısakafalı� kelimesi kullanılmıştır. Antropoloji bilimi, insan ırklarının tasnifinde kafatasının biçimine göre sınıflamalar yapmıştır. Buna göre, burun kökü üzerinde ve kas kavisleri arasında bulunan glabella noktasından ölçülen en büyük ön arka uzunluk ile buna dikey olan en büyük genişlik arasındaki oran, kafatası şekillerini vermektedir (kafa endisi). Bu endis, 80 den fazla olursa (yani genişlik fazla olursa) böyle kafataslarına brakisefal, endis bu rakamdan az olursa (75 ile 79,9 arası) mezo... Devamı »»» BUYYON « Bilim ve Sanat Mikropların üremeleri için, birçok sun'i besi yerlerinin esasını meydana getiren ve bakteriyoloji lâboratuarlarında kullanılan maddelerden biri. Buyyon, yağ ve sinirlerinden ayrılan sığır etinin et makinesinde çekilmesi suretiyle hazırlanır. Yarım kilo ete bir kilo saf su eklenerek pişirilir. Su uçtuktan sonra, süzülür. Bu süzüntüye 10 gram pepton, 5 gram tuz ve 2 gram sodyum fosfat eklenerek yeniden buhar kazanında kaynatılır. Sürülerek balonlara konduktan ve sterilize edildikten sonra mikroplar için besi yerleri olarak kullanılır. Diğer bir deyimle �et suyu� olan buyyona, başka maddeler ekle... Devamı »»» BÜST « Bilim ve Sanat İnsan bedeninin, göğüsten yukarı bir bölümü içine alan heykel. Büst, taş, mermer, ağaç, seramik, alçı ve benzerlerinden yapılabilir. Büst sanatı, özellikle Rönesans sanatçılarıyla büyük bir önem kazanmış ve XVIII. yüzyıldan zamanımıza kadar yüksek değerde eserler meydana getirilmiştir. ... Devamı »»» BOLOMETRE « Bilim ve Sanat Bir cins dirençli termometre. Langley'in bulduğu bolometre milyonda bir dereceye kadar sıcaklık değişmelerini gösterebildiği gibi, kırmızı ötesi ışınımların incelenmesinde, ışıma enerjisinin ölçülmesinde kullanılmaktadır. Aletin esas kısmı işlenmiş bir platin şerittir. Platin şerit ısındığında elektrik direnci artar.Böylece direnç değişmeleri ölçülerek ısınma derecesi hesaplanır. ... Devamı »»» BÜYÜTEÇ « Bilim ve Sanat Çoklukla küçük cisimleri daha büyük görebilmek için, bu cisimlerle göz arasına konan yakınsak mercek, pertavız. Büyüteçlerde odak uzaklıkları küçüktür. İncelenecek cisim büyüteç ile bunun odaklarından birisi arasına yerleştirilir; öbür odak tarafına da gözleyicinin gözü gelir. Böylece cismin zahirî, büyük ve doğru bir görüntüsü görülmüş olur. ... Devamı »»» CAM MOZAİK « Bilim ve Sanat Küçük küp şeklinde kesilen renkli camlardan yapılmış duvar resimlerine verilen ad. Renkli küçük taş parçalarından yapılmış "taş mozaikler" önceleri Pompei'de kullanılmış; bu şekil esas alınarak süsleme cam mozaik doğmuştur. IV. Yüzyıldan başlayarak birçok kiliselerin duvarları cam mozaikten yapılmış duvar resimleri ile süslenmiştir. Bugün cam mozaik, daha yaygın olarak kullanılmaktadır. Türkiye'de çini mozaik ve çini kaplama kullanıldığından cam mozaik önem taşımaz. ... Devamı »»» CAMBAZLIK « Bilim ve Sanat İp üstünde dans etmek ve çeşitli hünerler göstermek sanatı. Cambazlık sanatı, metotlu ve enerjik bir çalışma sonucu elde edİLebilir. Bu sanatta ilerlemiş olan her sanatçı, çalışma metodu ve hünerler yapma kabiliyetine göre, çeşitli oyunlar oynar. Bu sebeple, ip üstünde soyunup tekrar giyinen, yılan gibi kıvranan, çeşitli ölüm atlayışları yapan, bisikletle yürüyen gözü bağlı olarak içinde bir kadın ya da erkek bulunan el arabası süren, v.s. cambazlara rastlanmıştır. Birçok milletlerde olduğu gibi Türk halkı arasında da rağbet bulan cambazlık sanatının bugün klâsik hale gelmiş hünerleri, daha ç... Devamı »»» CAPİTOLİUM KURDU « Bilim ve Sanat M. Ö. 500 yılından kalma tunçtan yapılmış bir Etrusk heykeli. Esere XVI. yüzyılda Romulus ve Remus ikizleri ilâve edilmiştir. Şimdi Roma'da Konservatörler Sarayı'nda bulunmaktadır. ... Devamı »»» COĞRAFYA « Bilim ve Sanat Toprak iklim, ırk, millet, dil, ürün gibi çeşitli yönlerden yeryüzünü tanımlayan ve birçok kollara ayrılmış bilim. Coğrafyanın ayrıldığı kollardan başlıcaları şunlardır: Ekonomik Coğrafya (coğrafyanın toprak ürünlerini, sanayii, ticareti inceleyen bölümü). Fizikî Coğrafya {karalarla denizlerin durumunu, yüzey şekillerini ve iklimlerini inceleyen bölümü).Matematik Coğrafya (yeryüzünün şeklini, uzaydaki durumunu ve uzaydaki yıldızlarla, gezegenlerle olan durumunu, münasebetlerini inceleyen bölümü), Siyasî Coğrafya (ırkları, dilleri, milletlerin durumunu, devletlerin sınırlarını, devlet şekilleri... Devamı »»» ÇEMBERLİTAŞ « Bilim ve Sanat İstanbulda Sultanahmet Beyazit arasındaki Diyanyolu'nda kızıl mermerden yapılmış tarihi bir sütun. Bizans İmparatoru Konstontinus zamanında burada bulunan büyük bir meydanda kurulmuştur. İmparator tarafından Roma�dan getirildiği bilinmektedir. Sütun Romada iken tepesinde Apolılon'un heykeli bulunmakta idi. İstanbul�a getirildikten sonra Kostantinus'un Julianusun, Theodosius'un heykelleri konmuş. Aleksi Kommen zamanında bir başlıkta bir haç yerleştirilmiştir. Mustafa III. zamanında bir yangından zarar görerek çatladığı için demir çemberlerle bağlanmıştır. 1071 tarihinden bu yana halk ta. rafınd... Devamı »»» ÇEŞMİ BÜLBÜL « Bilim ve Sanat Bir şişe çeşidi. Eski Türk camcılığının en parlak devirlerinin ürünüdür. Bu şişeler sadece cam'dan yapılmayıp cam'a billur ve fayans'ın katılmasıyla yapılmıştır. Cam'a katılan bu maddeler şişenin gövdesinde döne döne renkli çizgiler halinde uzanır. ... Devamı »»» ÇİN ŞEDDİ « Bilim ve Sanat Çin'de M.Ö. III. yüzyılda imparator Cenk zamanında yapılmış olan büyük duvar. Liyau-Tung körfezi kıyılarından başlayarak Kansu bölgesinin kuzeybatısına kadar devam eden ve 2.755 kilometre uzunluğunda olan bu duvar, 6 metre yüksekliğindedir. Her ikiyüz adımda, 12 metreye yükselen bir kale bulunmaktadır. Bugün çoğu yerleri yıkılmış olmakla beraber, eski çağların �Acaibi Seb'ai Âlem� inden biri sayılır. Çin şeddi, yabancı akınlardan Çin'i korumak amacı ile yaptırılmıştır. ... Devamı »»» ÇİNİ - ÇİNİCİLİK « Bilim ve Sanat Bir çeşit beyaz topraktan yapılan ve fırında pişirilen üzeri sırlı seramik işlerine verilen ad. Çini şeffaf değildir ve ışığa tutulduğunda ışık geçirmez. Çini, balçık, beyaz balçık ve kalorin gibi üç cins topraktan yapılır. Topraklar, fabrika ya da atölyelere getirildikten sonra su içinde yoğrulur, süzülür, elekten geçirilir. Günlerce havuzlarda bekletilir. Böylece çamurlar koyulaşır. Bu çamur basınç altında bırakılmak suretiyle çini hamuru haline getirilir. Çini, bu hamurdan, a - Tornada, b - Döküm suretiyle, c - Kalıplarda imâl edilir. Çamura istenen şekil verildikten sonra rötuş edilir v... Devamı »»» ÇİNKOĞRAFİ « Bilim ve Sanat Resimleri ve çeşitli şekilleri, kâğıda basmak için, bunların negatif benzerlerini çinko üzerine çıkarma sanatı. Çinkoğrafi, fotoğrafçılığın, matbaalığa tatbiki ile meydana gelmiştir. Bir dergi, bir gazete, bir fotoğraf ya da şekil, çinkoğrafide, çinko üzerine tespit edilir. Böylece o fotoğraf ya da şekil, istenen sayıda kitap, gazete ve dergide yayınlanmış olur. Çinkoğrafide bir resmin çinko üzerine tespiti şu şekilde olmaktadır. 1 - Fotoğraf, klişe makinesinin karşısına gergince ve diklemesine konur. Klişe makinesinde bu fotoğrafın ikinci bir kopyası, eczalı bir cam üzerine ya da bir film... Devamı »»» ÇİÇEKÇİLİK « Bilim ve Sanat Yıllık ya da çok yıllık bitkileri yalnız çiçek, yaprak ve gövdelerinin estetik güzelliklerinden faydalanmak amacı ile üretilmesi sanatı. Çiçek yetiştiricileri, soğuk iklimlerde normal, ılıman iklim bölgelerinde ise turfanda çiçek ya da süs bitkilerini, cam çerçevelerle örtülü kuytu yerlerde, ya da seralarda (limonluk) yetiştirilir. Buralarda özellikle havanın belli bir dereceden düşük olmaması ve rutubet oranının, belli bir oranda olması dikkat edilmesi gereken şartlardandır. Sıcak iklim bölgelerinde ise çiçek ya da süs bitkileri açıkta yetiştirilir. Özel olarak yetiştirilen bu bitkiler tohu... Devamı »»» ÇOBANLIK « Bilim ve Sanat Genel olarak büyükbaş çiftlik hayvanların, daha çok bunlardan davar (koyun, keçi) grubunun bakımı sanatı. Bunları güdüp otlatana �çoban �denir. Birçok yerlerde, sığır sürülerinin bakıcılarına da �sığırtmaç� denir. Çobanlık, pratik bilgi isteyen bir iştir. Sürünün nerede, nasıl, ne zaman yatırılacağı, gezdirileceği, otlatılacağı, sulanmasının zamanı, bilinmesi ve dikkat eder. Pratik olarak çorukluk devirleri sürüyü bulaşıcı hastalıkların bulunacağı alanlara sokmamak, doğum zamanlarında gerekli tedbirleri almak, otlakların ot çeşitlerini bilmek, hayvanların sağlığı konusunda gerekli pratik, bil... Devamı »»» DARWİNCİLİK « Bilim ve Sanat İngiliz biyoloji bilgini Darwin'in kurduğu teoriye verilen ad. Darwin'e göre canlılar yaşadıkları ortama uymak için mücadele etmek zorundadırlar. Bu bir hayat mücadelesi ortamın fizik şartlarıyla ve canlılarıyla olur. Bu savaşta kazananlar hayatta kalır, kaybedenler ölür. Canlıların bu şekilde çözülmeleri de "tabiî seleksiyon"u (tabiî ayıklanma) meydana getirir. Darwin bu düşüncesini sun'i ayıklanma ile açıklamıştır. Sun'î ayıklanma da insanlar, bitki ve hayvanların ortam şartlarıma en uygun karakterlerini taşıyanlardan çok, en iyi ürün verenlerini ayırmaktadırlar. Tabiî seleksiyonda ise bu ... Devamı »»» DENEY « Bilim ve Sanat Bilimsel bir gerçeği göstermek için yapılan gözleme ya da deneyleme, Müsbet bilimlerde kanunları elde etmek için tabiatı tanımak gerektir. Tabiatı tanımak için de tabiattaki olayları teker teker görmek ve bilmek yetmez olaylar arasında daima aynı kalan münasebetleri bulup ortaya çıkarmak gerekir. Bu bakımdan, bir cismin düşmesi, bir bit. kinin çiçek açması, bir insanın bunamaması gibi olayların çeşitli bağlantıları.bilinmesi ,bunlar arasındaki bağlantıdan kanunlara varılabilmesi, deneyle mümkündür. Müsbet bilimlerde deney, iki şekilde görülür : a) Gözlem, herhangi bir olayın, dikkatli şekilde... Devamı »»» DOKUMACILIK « Bilim ve Sanat Hayvansal, bitkisel ya da madensel tellerin (ipliklerin) alttan ve üstten geçilerek haç gibi örülmesinden meydana gelen yumuşak fakat dayanıklı şeyleri yapma sanatı. Dokumaların pamuktan olanlarına �bez�, yünden olanlarına �çuha� ya da �kumaş�, ipekten olanlarına �ipek kumaş� denir. Dokumalar, tezgâhta yapılır. Tezgâhların ilkel olanları ağaçtan yapılmıştır. Bu tezgâhların üzerine yukarıdan aşağıya doğru uzatılan ve �arış� denen ipliklerin aralarından �atkı�denen yatay iplikler geçirilir ve ileri-geri hareket eden bir tarak aracıyla dokunur. ... Devamı »»» DOLİKOSEFAL « Bilim ve Sanat Antropoloji biliminde kafatası şekillerinden birine verilen ad. Bu deyim karşılığı olarak Türkçede �uzunkafalı� kelimesi kullanılmıştır. Antropoloji, insan ırklarının tasnifinde, kafatasının biçimine göre sınıflamalar yapmış ve bu biçimlerden braki sefal mezosefal ve dolikosefal şekillerini çıkarmıştır. Buna göre, burun kökü üzerinde ve kas kavisleri arasında bulunan glabella noktasından ölçülen ön-arka uzunluk ile buna dikey olan genişlik arasındaki oran, kafatası şekillerini vermekte ölçü olarak kullanılmaktadır. Bu endis, 74,9 dan küçük olursa, böyle kafa şekillerine dolikosefal adı veril... Devamı »»» DÖĞME « Bilim ve Sanat Vücudun derisi üzerine iğne gibi sivri şeylerle çizilmek ve içine renk veren maddeler konulmak suretiyle yapılan resim, yazı ve şekiller. Döğme'nin eski zamanlardan beri insanlar tarafından vücutlarına tatbik edilen bir âlet olduğu sanılmaktadır. Eskiden bazı milletlerde esirlerin derisi üzerine, sahiplerinin işaretlerini bildiren şekiller çizildiği bilinir. Bugünkü medenî milletlerde de, bin çok insanlar çoklukla gemici ve madenciler kollarına, göğüslerine, vücutlarımı çeşitli bölgelerine böyle dövmeler yapmaktadırlar. Bazı aşağı tabakadaki insanlar da, kollarına ve göğüslerine, aşklarındaki ... Devamı »»» DOLMEN « Bilim ve Sanat Tarihten önceki insanların, yere kapı şeklinde diktikleri taştan büyük anıtlar. Bunların ikisi, karşılıklı olarak ye re dikey olarak dikilmiş, üstlerine de yatay olarak boylu boyunca ve kapak gibi bir taş oturtulmuştur. Musalla taşına benzerler. Bunların birer mezar olarak yapıldıkları bilinmektedir. 22 metre uzunlukta olanları vardır. Yeni taş devri anıtlarından olan dolmenler, Fransa'nın Bretagne bölgesinde, Hindistanda Afrika'da Japonya'da çok bulunur. ... Devamı »»» EBÜLHEVL « Bilim ve Sanat Mısır'da Cizre'de bulunan ve Avrupalılarca �Sphinx� adı ile bilinen aslan vücutlu, insan başlı ünlü anıt. 17 metre yükseklikte, 39 metre genişliktedir. Yerli bir kayanın yontulmasıyla meydana getirilmiştir. Yapıldığı zaman belli değildir. Eskiden vücudu kumlara gömülü iken 1817 yılında kumlar açılarak vücut meydana çıkarılmıştır. ... Devamı »»» EDEBİYAT « Bilim ve Sanat Güzel sanatlardan birine verilen ad. Edebiyat, düşünce ve duyguların, söz ya da yazı halinde güzel ve etkili bir şekilde anlatılması sanatıdır. Edebiyat, yazının meydana gelmesi, dillerin zenginleşmesi ile başlamış ve gelişmiş bir güzel sanattır. Böylece, insanlığın çok eski zamanlarından beri bilinen bir sanat olma özelliğini taşımaktadır. Fakat, var olduğu kabul edilen ilk edebiyatlar, çoklukla sözlü gelenek halinde nesilden nesle devam etmiş olan bir edebiyat durumundadır. Ancak, yazılı kaynakların, uzun yüzyıllar saklanabilmesinden sonradır ki, gelecek yüzyıllara hitap edebilen edebi... Devamı »»» EHRAMLAR « Bilim ve Sanat Mısırda eski zamanlardan kalma piramit şeklindeki anıtlar. Bunlar, eski Firavunların ve hükümdarların türbeleri olarak yapılmış anıtlardır. Nil boyunca yüzlerce ehram vardır. Bunların en ünlüleri Cizre'de �Kefren , Kheops , Mikerinos� ehramlarıdır. Kheops ehramı, 146 metre yüksekliğindedir. Ehramların genel olarak yükseklikleri 50 - 150 metre arasında değişmektedir. Mısırlılar, ölümden sonra ruhun gelip vücuda girdiğine ve kendi cesetlerini bulamayan ruhların öbür hayata ulaşamayacaklarına inandıkları için ölülerini mumlayarak korurlardı. Mumyaladıkları ehramların ortasında gizli bir yerd... Devamı »»» EİFFEL KULESİ « Bilim ve Sanat Paris'te Champs de Mars meydanında 1889 yılında milletlerarası sergi münasebetiyle, Fransız mühendisi Gustave Eiffel tarafından yapılmış olan kule. Yüksekliği 300 metre 65 santimetredir. Eiffel kulesi üzerinde Fransa'nın en önemli radyo merkezi ile bir meteoroloji gözlem merkezi kurulmuştur. Kulenin dört ayağı vardır. Birinci katına kadar isteyenler demir merdivenlerden çıkar. Birinci katta lokantalar, kahvehaneler, fotoğrafhaneler ve çeşitli dükkânlar vardır. Buradan öbür katlara asansörle çıkmak mümkündür. Kulenin tepesine yakın yerlerden Paris'i bütün olarak görmek mümkündür. ... Devamı »»» EMPRESYONİZM « Bilim ve Sanat Fransızca �impression (tesir, intiba, izlenim)� kelimesinden alınmış bir akımın adı. Bu akımın adı, 1874 yılında, Manet , Monet , Pisaro , Sisley ve Cezanne'ın birlikte açtıkları bir resim sergisinde görüşmelerini yazan bir gazetenin Mannet'nin �impression� adlı tablosunda örnek alarak, bu ressamlar� �impressioniste� adı vermesinden çıkmıştır. Empresyonizmin başlıca hareket noktası ışıktır. Renkler, daha canlı olarak ve tabiattaki renklere uygun bir; şekilde verilir. Yapılan tablolar, masa başında yapılmış tablolardan çok, tabiat içinde yapılmış tablolar izlemini taşır. ... Devamı »»» ESKRİM « Bilim ve Sanat Kılıç ya da süngü kullanmak sanatı ve bu sanatı elde etmek için yapılan talim ve oyun. İlkin savaşmak amacı düello yapmak ve korunmak için öğrenilen bu sanat, XVI. yüzyıldan itibaren, bir spor olmağa başlamış, İtalya ve Fransa�da yaygın olmuştur. Değişik silâhlarla oynanan bu oyun, çok sivri uçlu uzun kılıçlarla oynanmış ve önemli sporlardan biri olmuştur. ... Devamı »»» ESTETİK « Bilim ve Sanat Tabiatta ve sanatlarda güzelliğin şartlarından ve güzelin insan ruhunda uyandırdığı etkilerden söz eden bir bilim. Felsefenin bir şubesi sayılır. Güzelliğin ve güzel felsefesi demek olan bu bilimin kurucuları Eflâtun ile Aristo'dur. Mantık nasıl gerçeği bulmak için akla kılavuzluk ediyorsa, estetik de güzel ve güzelliği bulmak için hislere kılavuzluk eder. Estetik, metafizik estetik, psikolojik estetik, sosyal estetik, filozofik estetik gibi bölümlere ayrılır. ... Devamı »»» FİGÜR « Bilim ve Sanat Resim ve heykelde insan ve hayvan şekillerine verilen ad. Bir tablodaki figürler denildiğinde, o tablodaki insan ve hayvan resimleri anlaşılır. Figür genel olarak insan ya da hayvanın bütün vücudunu gösteren resimdir. Bunlar, ya normal insan ve hayvan büyüklüğünde olur ya da bunlardan büyük ve küçük olur. Hiçbir elbise ve kumaş parçası ile örtülmemiş olan ve bütün vücudun göründüğü resme �çıplak figür� elbise giyilmiş olarak yapılan figürlere �giyimli figür� denir. ... Devamı »»» FİZYOLOJİ « Bilim ve Sanat Bitki ve hayvanları meydana getiren doku ve organların vazifelerini ve bunları nasıl yerine getirdiklerini araştıran bilim şubesi. Fizyoloji, biyolojinin bir kolu sayılmaktadır. ... Devamı »»» FOTOĞRAFÇILIK « Bilim ve Sanat Işık aracı ile resim çıkarmak usul ve sanatı 1829 yılında Nicephore Niepce (1765 - 1833) ve Jacques Daguerre (1789 - 1851) adlı iki Fransız araştırıcı tarafından keşfedilmiştir. Fotoğrafçılığın esası gümüş bromür gibi bazı tuzların güneş ışığı etkisi ile kararması esasına dayanır. Gümüş bromürü ve iyice hassas bir hale getirilmiş bir cam ya da jelâtin plağı fotoğraf makinesinin �karanlık oda� denilen boşluğunun sonuna yerleştirilir. Dışarıda resmi alınmak istenen şeyin hayali, ters olarak bu plâk üzerine tespit edilir. Böylece, negatif bir hayal elde edilmiş olur. Bu hassas plâk üzerine tespit... Devamı »»» FİZİK « Bilim ve Sanat Maddenin özelliklerini ve niteliklerini değiştirmeyen olay ve hareketlerini inceleyen ve bunları kanunlara bağlayan bilim. Bir olayın fizik bilimi bakımından incelenmesi, ancak maddenin �niteliğinin değişmemesine� bağlıdır. Çünkü niteliği değiştiren olaylarla başka bilim, kimya bilimi ilgilenir. ... Devamı »»» FELSEFE « Bilim ve Sanat Genel olarak varlıkların, prensiplerin ve sebeplerin genel bilimi şeklinde tarif edilen bilim. Yunanca filos (dost) ve sofia (bilim) kelimelerinden meydana gelmiştir ve �bilim sevgisi� ve �hikmet dostluğu� anlamına gelir. Eflâtun, felsefeyi, �varlığın sebeplerini� anlatan bir bilim olarak görmüştür. Aristo ve Orta çağ filozofları da �Prensiplerin ve sebeplerin bilimi� olarak tarif etmişlerdir. Her bilim, kendi konusu içindeki gerçekleri araştırdığı halde, felsefe ilk ve genel olan sebeplere ulaşabilmek için bütün varlığı tetkik eder ve bu bakımdan öbür bilimlerden ayrılır. Felsefe, bu âlemin... Devamı »»» GENETİK « Bilim ve Sanat Bitkilerde ve hayvanlarda soy çekimi denen olayı inceleyen biyoloji şubesi. Bu bilim kolu, aynı soya bağlı fertlerin özelliklerini incelemek yolu ile ana ve baba soylarında meydana gelen ayrılıkları ve benzeyişleri tespit etmeğe çalışır. Genetik hemen hemen bu yüzyıl bilimidir. Avustralyalı botanikçi Mendel (1822- 1884) ürettiği bitkiler üzerinde kalıtım bakımından yaptığı gözlemleri sonucu, kendi adı ile anılan Soyçekiminde nöbetleşe kanununu bulmuştur. Bu kanunu ile Mendel, ana ve babadaki bir kısım özelliklerin bazı defa doğrudan doğruya evlâtta görülmeyip torunlarda meydana çıktığım açıkla... Devamı »»» GRAFİK « Bilim ve Sanat Bir olayın yürüyüşünü göstermeyi ya da birkaç şey arasında karşılaştırma yapmaya yarayan türlü çizgilerden meydana gelmiş şekil. Grafikler, biri pratik öbürü bilimsel olmak üzere iki amaç için yapılır. Pratik amaç güden grafiklerle, çeşitli olaylar hakkında toplu, seri ve doğru görüş elde edilir. Bilimsel amaç güden grafiklerle de, en doğru istatistik araştırmaları yapılabilir. Bir olayın, çeşitli yönlerdeki durumlarını grafikleri tespit edip mukayeseler yapmakla, o ola; hakkında bilimsel değer hükümlerine varılmış olunur. Grafikler, birçok şekil ve tarzlarda gösterilebilir. Bunlar arasında ... Devamı »»» GÜZEL SANATLAR « Bilim ve Sanat İnsanda heyecan ve hayranlık uyandıran sanatlar. Bu sanatlar marangozluk, demircilik, dülgerlik gibi, el işinden çok ,ruh ve duyguyu ilgilendiren sakatlardır. Güzel sanatlar içine, Ortaçağ bilginleri tarafından on sanat sokulmuştur. Bunlar da: sarf (dilbilgisi), nahiv (sözdizimi), ilmi beyan (güzel konuşma bilimi), belagat (güzel konuşma bilimi), hesap felsefe, musiki, hendese geometri), ilmi heyet (astronomi) idi.Fakat bunlardan çoğu, bilimler arasına girmiş ve güzel sanat olmaktan çıkmıştır. Güzel sanatların çeşitleri: 1 - Edebiyat: Kelimelerle yapılan bir güzel sanattır. Nazım ve nesi... Devamı »»» GEOMETRİ « Bilim ve Sanat Mekân kavramını kendine konu alan Matematik bilimi. Geometri, mekânda yer alan şekiller arasındaki zorunlu bağları ve oranları bulur. Bu şekiller, ya çizgiler gibi bir �boyut� lu olurlar (uzunluk) ; ya yüzeyler gibi iki boyutlu olurlar (uzunluk, enlilik); ya da hacimler gibi üç boyutlu olurlar (uzunluk, enlilik, yükseklik). Yüzeylerden, geometrinin bir bölümü olan düzlem geometrisi hacimlerden da uzay geometrisi söz eder. Cisimlerin birbirini kesen iki düzlem üzerindeki izdüşümlerini de tasarı geometri inceler. Geometrinin bu bölümlerinden başka analitik geometri, sonsuzluk geometrisi, izdüşel... Devamı »»» GRAFOLOJİ « Bilim ve Sanat El yazısından yazarın karakter ve duygularını anlamayı amaç edinen çalışma, yazı bilgisi. 1622 yılında Baldo adlı bir İtalyan tarafından çalışarak meydana getirilmiştir. XIX. Yüzyıldan itibaren de Langenibruch, Michon, Preper gibi bazı ruhbilimciler tarafından bir bilim kolu haline getirilmeğe çalışılmıştır. Grafoloji ile yazının şekline, ahengine, çabuk yazılıp yazılmadığına, incelik ve kalınlığına, gerginlik yönüne bakmak suretiyle yazan hakkında oldukça kesin hükümler verilmektedir. Yapılan deneylere göre eğri çizgiler yazanın sessiz ve yumuşak tabiatlı birisi olduğunu gösterir; dört köşeli... Devamı »»» HALI « Bilim ve Sanat Yere yaymak, mobilya üstüne serilmek, duvarlara süs olarak asılmak için yünden ya da ipekten örülen ya da dokunan değişik büyüklüklerdeki örtü. Yapılış biçimlerine göre başlıca iki çeşide ayrılırlar: 1 - Dokuma halı, 2 - Örme halı. Dokuma halılar, kumaş gibi olan halılardır.Bunlara �kilim� adı verilir. Halı tezgâhında dikey olarak çekilmiş ipliklere, yatay olarak iplikleri bir taraftan öbür tarafa atmak suretiyle dokunur. Asıl halılar örme olarak yapılan halılardır. Bunlar, halı tezgâhlarında yatay ve dikey olarak yan yana çekilmiş iplikler üzerine istenen resme göre dü... Devamı »»» HATTATLIK « Bilim ve Sanat Güzel yazı sanatı. Her alfabenin değişik yazılışları vardır. Bu değişik yazılış şekilleri, hattatlık sanatını (ya da hat sanatı) meydana getirir. Böyle bir sanata en uygun alfabe, Arap alfabesi olduğu için, bu yazı ile güzel el yazıları yazmak Osmanlılarda ve Doğu İslâm dünyasında başlıca el sanatlarından biri haline gelmiştir. Osmanlılar devrinde hattatlık, bütün Doğu İslâm dünyası hattatlığından çok ileri gitmiş ve sanat eseri olacak değerde pek çok eserler veren hattatlarımız yetişmiştir. Hattatlıkta, eski harflerle kullanılan yazı çeşitleri şunlardır. Celî (her çeşit yazının uzaktan okun... Devamı »»» HEYKEL « Bilim ve Sanat Herhangi bir canlının, çoklukla insanın göründüğü şekilde yapılmış biçimi. Heykel kelimesi, çoklukla tam vücutlu eserlere verilir. Bunların bele kadar olanlarına �büst� adı verilir Heykeller tek bir canlıyı (insan hayvan) tasvir edecek şekilde yapılır. Birkaç heykelden meydana gelmiş anıtlara �heykel grubu� adı verilir. Heykeller, ağaç çamur, alçı, taş ya da çeşitli madenlerden yapılır. Ağaç ve taş heykeltıraş olunarak, çamur heykeller cisimlenerek, maden heykeller dökülerek yapılır. Canlı ile aynı büyüklükte olan heykeller, gerçekteki ölçülere uyarlar. Gerçekten çok ufak heykeller, biblo, st... Devamı »»» HİPOTEZ « Bilim ve Sanat Bazı olayların sebeplerini açıklamak için geçici olarak kabul edilen bir varsayım. Bütün deneyli olaylar, ilkin zihindeki bir tasarlama ile başlar. Bilgin ya da araştırıcı, zihnindeki bu tasarlama ile deneysel bir sonuca varabilmek, incelemek istediği olay hakkında bir sonuca vararak o olayın sebeplerini açıklamak, bir kanuna ulaşabilmek için, zihninde almak istediği sonucu, bir varsayım (bir hipotez, bir faraziye) olarak düşünür. Bu düşüncesine göre, deneylerini yaparak ya olumlu ya da olumsuz bir sonuca varır. İşte bazı olaylarla ilgili sebeplerin açıklanması için geçici olarak kabul edilen ... Devamı »»» HİSTOLOJİ « Bilim ve Sanat Dokuların yapısını inceleyen bilim; dokubilim. Ayrı bir bilim dalı olmakla beraber, organlarla doku ve hücrelerin oluşumunu inceleyen embriyoloji ile bir bütün meydana getirir. Histoloji bilimi, dokuların, gözle görülmesi imkânsız olan yapısını incelediğinden, ancak mikroskobun bulunmasından sonra gelişmiş bir bilimdir. ... Devamı »»» HİTABET « Bilim ve Sanat Bir fikri, bir dâvayı dinleyicilere benimsetmek, onları bu fikre, dâvaya inandırmak için söz söyleme işi ya da sanatı. Bu işi yapan kişiye �hatip�, söylenene de, yerine göre �nutuk�, �söylev�, �hitabe� denir. Hitabet, nesir türlerindendir. Ancak işlenen konunun, konuşmanın yapıldığı anda ilgi uyandırması, anlaşılması gerektiğinden, nesrin genel kurallarına bağlı olmakla beraber, bazı özel kuralları da vardır. Söz söyleyen kişinin, söz söyleyeceği toplumu göz önünde bulundurması, anlatımını bu toplumun isteyeceğine göre ayarlanması gerektir. Bu bakımdan hatibin, kelimeleri dinleyicile... Devamı »»» HUKUK « Bilim ve Sanat Kanun ve âdetlerin bütünü. Haklıyı haksızdan ayırmak için uygulanan kuralların bütünü, kanunlar ve âdetler bilimi. Hukuk, tabii hukuk (droit naturei) ve düzenlenmiş hukuk (droit positif) olmak üzere iki ana bölüme ayrılır. Tabii hukuk, insanın insan olarak doğuştan sahip olduğu hakları içine alır. Bu hakların özelliğini ve ölçüsünü veren sağduyu ve duygudur. Ancak, tabii hukukta mutlak bir kesinlik olup olmayacağını tartışma konusu yapan düşünüşler vardır. Fakat, toplum halinde yaşayan insanlar arasındaki ilişikleri idare eden kuralların, tabii hukuku gözetmek ve ona dayanmak zorunluluğu v... Devamı »»» HÜRRİYET-İ EBEDİYYE ABİDESİ « Bilim ve Sanat İstanbul'da Şişli'nin kuzeybatısındaki Hürriyet-i Ebediyye tepesinde 31 Mart şehitleri için dikilmiş anıttır. 23 Temmuz 1911 de hürriyet şehitleri büyük bir törenle buraya gömülmüşlerdir. Bunlardan başka buraya 29 Mayıs 1913 te öldürülen sadrazam Mahmut Şevket Paşa, Birinci Dünya Savaşı sonunda Berlin'de öldürülen sadrazam Talât, Paşa'nın naşı (25 Şubat 1943 ) ile Taifte öldürülen Mithat Paşa'nın naşı (26 Haziran 1951 de) buraya törenlerle gömülmüştür. ... Devamı »»» HİYEROGLİF « Bilim ve Sanat Eski Mısır yazısı. Mısır medeniyetinin en güzel ve en başarılı eserlerinden biridir. Bir takım resimlerden ibarettir. Önceleri, anlatılmak istenen eşyanın resmini çizmekle başlamış, zamanla fikirleri resimle ve resimle anlatımı güç olan fikirleri de remizle anlatabilir duruma gelmiştir. Mısır yazısında 24 harf tespit edilmiştir. Ancak, bu yazıda sesli harf kullanılmadığından, hiç bir zaman Fenike yazısı gibi bir alfabe şeklini alamamıştır. Hiyeroglif'in biraz gelişmiş şekli de yapılmış ve fikirler, daha basit resimlerle anlatılabilir duruma gelmiştir. Bu değişik Hiyeroglife �Hiyaretik� adı ve... Devamı »»» HAMAM « Bilim ve Sanat Genel yıkanma yerleri (Evlerdeki yıkanma yerlerine de hamam denir). Hamam denilen genel yıkanma yerleri, eski Romalılar ve Bizanslılarda da yapılmışsa da buharla ısınan ve çok geliştirilmiş olan hamamlar asıl Türklerde yapılmıştır. Bu sebeple, buharla ısınan hamamlar ,genel olarak �Türk hamamı� adı ile anılır. Türk hamamları ,başlıca üç bölümden meydana gelmiştir: Soyunma yeri, soğukluk, sıcaklık. Soyunma yeri, sokak kapısından sonra geniş bir avlu üzerinde sıralanmış yüksekçe soyunma sedirlerini ve bölümlerini ihtiva eder. Bu bölümün ortasında çoklukla bir havuz ve bir köşesinde de kahve oca... Devamı »»» JEOLOJİ « Bilim ve Sanat Yer'in halinden bahseden bir ilim, yer bilimi. Jeoloji yerin yalnız şeklini değil, oluşunu, yapısını, çeşitli devirlerde geçirdiği ve hâlâ geçirmekte olduğu değişiklikleri inceler. Başlıca iki kola ayrılır: Genel jeoloji, Özel jeoloji. Genel jeoloji yerin yapılışını dış ve iç kuvvetlerin yeryüzünde yaptığı etkileri inceler. Özel jeoloji de yerin güneşten ayrıldıktan sonra bu güne kadar geçirdiği eğişiklikleri inceler. ... Devamı »»» LABORATUAR « Bilim ve Sanat Bilimsel incelemeler, deney ve çeşitli hazırlıklar için kurulmuş, içinde gerekli âletler ve maddeler bulunan yer. Her bilim dalına ya da araştırması yapılacak konuya göre kurulmuş laboratuarlar vardır: Kimya laboratuarları, fizik laboratuarı, atom araştırmaları laboratuarı gibi. ... Devamı »»» LİTOGRAFİ « Bilim ve Sanat Kalker bir taş üzerine, yağlı bir madde ile çizilmiş yazı ve resimleri basma suretiyle çoğaltma sanatı, taş basması. XVIII. yüzyılda Bavyeralı Senefelder tarafından icat edilmiştir. ... Devamı »»» KARİKATÜR « Bilim ve Sanat Bir kişinin bir şeyin ya da bir olayın tuhaf ve gülünç taraflarını meydana koyacak şekilde yapılan resim. Karikatürler, güdülen amaçlara göre, şaka etmek, alay etmek ya da küçük düşürmek için yapılmış olabilir. Kuvvetli bir anlatım kudretini gerektirdiği için ince ve önemli bir sanat şubesidir. Edebiyattaki mizah ve yerginin resimdeki şeklidir. Bugünkü anlamıyla karikatürün meydana gelişi Rönesans devrine rastlar Bizde XIV. yüzyılda başlayan Karagöz oyunu bir çeşit karikatürdür. Fakat karikatürlerin bulunduğu mizah dergileri ancak XIX. yüzyılın sonlarına doğru çıkmağa başlamıştır. Son yıllar... Devamı »»» KİMYA « Bilim ve Sanat Maddenin özelliklerini, yapısını, ayrı ayrı maddeler arasındaki ilgi ve değişmeleri inceleyerek, bu değişmelerin bağlı olduğu kanun ve kurallardan söz eden bilim. Kimya üzerindeki bilimsel düşünce, ilkin Roger Bacon (1214-1294) ile başlar. Kimya, genel olarak, inorganik cisimleri inceleyen �inorganik kimya�, organik cisimleri inceleyen �organik kimya� olmak üzere iki büyük şubeye ayrılır. ... Devamı »»» KÜBİZM « Bilim ve Sanat Avrupa'da 1910 da ortaya çıkmış bir sanat akımı. Resim, mimarlık gibi sanat kollarında, eşyayı geometrik şekiller halinde göstermek esasını güder. ... Devamı »»» KİTAP « Bilim ve Sanat Bir ya da birkaç konuya dair eli yazılmış ya da matbaada basılmış sahifelerden ibaret yaprakların, bir arada birleştirilmesi ile meydana getirilen, okumaya mahsus ciltli ya da ciltsiz eser. Kitap, bugünkü şeklini alıncaya kadar çeşitli şekiller ve safhalar geçirmiştir. Yazının icadıyla başlayan tarih devirlerinde insanlar yazıyı levha halindeki çamur tabakaları veya balmumu sürülmüş levhalar üzerine yazar veya ucu ince demir kalemlerle tahtaya veya taşa oyarlardı. Asurlular, Sümerler, Hititler çamur levhalar üzerine çizgi halinde yazılan yazdıkları levhaları fırında pişirmek suretiyle sertl... Devamı »»» MANTIK « Bilim ve Sanat Zihnimizin doğruyu bulma ve bilme için yaptığı işlemlerin dayandığı kuralları gösteren bilim. Mantık, insan düşünüşünü konu olarak ele aldığı için insanı inceleyen psikoloji bilimi ile ilgilidir. Ancak, Psikoloji, ilkel ya da medenî, hasta ya da sağlam her türlü insanın ruhundaki normal, anormal her türlü olayı inceler. Mantık ise, ancak, olgun, sağlam ve mükemmel insanın, nasıl düşünürse doğru düşünmüş olacağını ortaya koyar. ... Devamı »»» MATEMATİK « Bilim ve Sanat Sayılar ve nitelikler üzerinde çalışan bir bilim. Değişik dalları vardır: Aritmetik (sayılarla ilgili konuları inceler) Cebir (sayılar yerine harfler kullanarak aritmetikle çözülemeyecek meşeleleri çözer). Geometri (çizgiler, açılar, daireler arasındaki ilgileri inceler). Trigonometri (üçgen geometrinin ilerlemiş bir şekli olarak çoklukla yüzölçümleri ile ilgili meseleleri çözümler). ... Devamı »»» METEOROLOJİ « Bilim ve Sanat Hava olaylarından ve onların etkilerinden söz eden bir bilim, Meteoroloji, hava olaylarım fizik matematik ve istatistik metotlarına göre inceler. ... Devamı »»» MİNYATÜR « Bilim ve Sanat Eski el yazması kitaplara boya ve yaldızla çok dikkatli ve ince olarak eski usulde yapılan resimlere verilen adı. Çinliler ve Türklerden İranlılara, oradan da Avrupa'ya geçmiş bir sanattır.Minyatürler, sanat bakımından çok, kitaptaki konuyu açıklayan ve gerektiğinde en ince ayrıntılar üzerinde durulan resimlerdir. Gözden çok fikre hitap etmeyi ön plânda tutmuştur. Derinlik yoktur. Resmin ön ve arka plânında ve boy farkı ile görünmesi gerekenler, minyatürde, aynı boyda, fakat öndekiler üstte olmak üzere resmedilir.Türk minyatürünün en ünlü sanatçısı Levnî'dir. (XVIII. yüzyıl). ... Devamı »»» MİTHOLOGİA « Bilim ve Sanat Yunanca �mithos masal�, �logos, bilgi� kelimelerinden gelme, efsaneler bilgisi anlamında bir deyim. Mithologia bir millet tarafından icat edilen efsanelerin, tümünü içine alan bir deyim olduğu gibi, bu bilime verilen bir addır. Her milletin bir mithologia'sı (bu kelime Türkçede çoklukla mitoloji şeklinde kullanılır) vardır. Bu mithologio, o milletin dinî inançlarının ve duygularının bir görünüm şekli olmakla beraber, dinden ayrıdır. Fakat, her dinin de bir mithologia'sı vardır. Tanrıları, insan şeklinde tasavvur eden bu efsaneler, en eski dinlerde de vardır. Mithologia'nın oluşumu üzerin... Devamı »»» MÜZİK « Bilim ve Sanat Türlü sesleri, kulağa hoş gelecek şekilde dizme sanatına verilen ad. Güzel sanatların bir kolu olan müzik, insanlığın doğuşu ile başlamıştır. İlkel toplumlarda yapılan din törenlerinde bu törenlerin kutsallığı, çoklukla çalınan müzik âletlerinin, söylenen dinî şarkıların yardımı ile daha da artmıştır, ilk çağlarda eski Yunanlıların, din törenlerinde müziğe verdikleri önemin büyüklüğü, bunu gösteren örneklerdir. Ortaçağ boyunca, halk müziğinin yanı sıra dinî müziğin de önem kazanması, bulunan yeni yeni müzik âletleri ile toplumlara daha geniş ölçüde etki yapan bir sanat durumuna gelmesi sonucun... Devamı »»» MOZAYIK « Bilim ve Sanat Bir santimetre boyunda ve küçük kareler şeklinde renkli taş ya da cam parçalarıyla yapılmış duvar resimleri ve zemin döşemelerine verilen ad. Sanat tarihinde önemli bir yeri olan mozayık usulünde resim yapmak ,eski zamanlardan beri uygulanmaktadır. Bu usûl resimde özellikle Bizanslılar çok ileri gitmişlerdir. Mozayık döşemede çok eski zamanlardan beri kullanıla gelen bir usuldür. ... Devamı »»» OPERA « Bilim ve Sanat İçindeki konuşmalar müzikli olan ve bir orkestra'nın katılmasıyla oynanan şarkılı, manzum yazılmış yüksek sahne eseri. Operaya �lirik dram� adı da verilir. Operanın başlangıç tarihi XVI. yüzyıldır, İtalya'nın Floransa şehrinde, bazı eserlerin bestelenerek sahneye konmasıyla başlayan opera, asıl kuruculuğunu Monteverdi (1567 - 1643) ile kazanmıştır. Bu yeni müzikli dram sanatı. XVII. yüzyılın başlarında Fransa'ya geçmiş, çok geçmeden Paris'te �Millî Fransız Operası� nın kurulması ile gelişmeler kazanmaya başlamıştır. Gerek sahne alanında, gerekse beste alanında yetişen büyük sanatçılar elin... Devamı »»» OPERA KOMİK « Bilim ve Sanat İçinde şarkı ile konuşmanın birlikte olabildiği yarı ciddi, yarı komik sahne eseri. XVIII. yüzyılın ikinci yarısında gelişmiştir. ... Devamı »»» OPERET « Bilim ve Sanat Eğlenceli ve hafif konular üzerinde yazılıp bestelenmiş, kısmen konuşmalı, kısmen de besteli sahne eseri. Operetlerin özellikle müzik kısmı çabuk öğrenilir ve kulakta kalacak şekilde bestelenmiştir. Bir çok çeşitleri vardır. ... Devamı »»» OTOPSİ « Bilim ve Sanat Ölümün sebebini anlamak için cesedi açma işi. Otopsi, savcının ve yargıcın gerekli gördüğü hallerde, adlî tıpla ve patolojik anatomi ile ilgili hekimler tarafından yapılır, iç organlarda, ölümün meydana geliş sebebi, tıp bilimi bakımından incelenir. ... Devamı »»» PALEONTOLOJİ « Bilim ve Sanat Dünya üzerinde yüz binlerce yıl önceki hayatı inceleyen bilim, eskivarlık bilim. Fosiller üzerinde çalışan bir bilimdir. Dünya üzerindeki devir değişimleri, değişik Jeolojik zamanlarda yaşayan canlıların toprak altında kalmalarına sebep olmuştur. Bu canlılar, zamanla fosil haline gelmişlerdir. İşte paleontoloji, bu fosilleri inceleyerek onların yaşadıkları devirleri ve o devrin özelliklerini meydana çıkarır ... Devamı »»» PSİKOLOJİ « Bilim ve Sanat Duyum, heyecan, düşünme gibi olguları ve bunların kanunlarını inceleyen bilim; ruhbilim. Psikolojinin öbür bilimlerden önemli ayrıntıları vardır. Bu ayrıntılar da psikolojik olaylarda kendini gösterir. Psikolojik olaylar, doğrudan doğruya bilinir, kişiseldirler, uzaysızdırlar ve doğrudan doğruya ölçülemezler. Psikoloji, bu olayları sübjektif (içebakış) ve objektif (deneyler, bilinebilen olaylar) yönleri ile inceler. Psikoloji, eski devirlerde, Tanrı bilimciliğin etkisi altında kalan, psikolojik olayları �ruh� a bağlıyan bir bilim olarak kalmış, yakın zamanlarda deneysel ve müspet bir bilim ha... Devamı »»» SANAT « Bilim ve Sanat Genel bir anlatışla, düşünülen bir şeyi meydana getirmek özelliğindeki bilgilerin uygulanmasına ve o işi meydana getirmek için bilgi ve zekânın kullanılmasına denir. Sanatın niteliği üzerinde filozoflar ve düşünürler çeşitli açıklamalarda bulunmuşlardır. Bazı filozof ve düşünürlere göre sanatın niteliğinde �iyi, güzel ve gerçek� vasıfları vardır ve sanatın �fayda� ile ilgisi bulunur. Bazı filozoflar ise, sanatın fayda ile bir ilgisi olmadığını, �sanatın, sanat için� olduğu, sanatta hiç bir maddî fayda aramaması gerektiği görünüşünü savunurlar. Bu görüşü savunanlar, güzel bulduğumuz bir çok şey... Devamı »»» SERAMİK « Bilim ve Sanat Su ile hamur haline getirilen bir çeşit topraktan yapılan, fırında pişirilmek suretiyle sertleştirilen çanak, çömlek gibi eşyaya ve bunları yapmak sanatına verilen ad.Seramik işlerinin esasını, yapımları sonsuz derecede çok değişik olan killer meydana getirir. Çeşitli seramik işleri için killerin belirli cinsleri uygulanmaktadır. Killerden meydana getirilen hamur, ya tornada çevirmek suretiyle ya da kalıplara dökmek suretiyle istenen §ekli alır. Böylece hazırlanmış şekiller kurutulduktan sonra fırınlarda pişirilir. Yapılan işin cinsine göre üzerine kaplanacak sır ya da cila ile kaplandıktan so... Devamı »»» TABİ SANATI « Bilim ve Sanat El ya da makine ile basınç yapmak, bir ya da çok renkte boya kullanmak suretiyle, kâğıt, karton, parşömen selefon, kumaş, deri, muşamba, madenî levha gibi maddelerin üzerine, yazı, şekil, harita, resim izlerini çıkarma ve bunları çoğaltma sanatı. Bu işlemde izini bırakan şekle, �basım kalıbı�, bir yüzeye bunun izini çıkarmaya �basmak� bu işlerin yapıldığı yere de �basımevi� denir. Yazının icat edilmesinden sonra, yapılan çeşitli resim ve şekillerin çoğaltılma işi, insanları düşündüren konulardan biri olmuştur. M.Ö. 4.000 yıllarına doğru basit şekillerin damgaya b... Devamı »»» TARİH « Bilim ve Sanat İnsan toplumlarının, zaman ve yer gösterilerek ve doğru olarak kültür ve medeniyetlerini inceleyen, hayatlarını, çeşitli ilişkilerini anlatan bir bilim. İnsan topluluklarının yaşayışları (klan, site, devlet, imparatorluk), savaşları (yapılan çeşitli savaşlar, barışlar, antlaşmalar) meydana getirdikleri medeniyetler (hükümet ve idare, askerlik, hukuk, din, güzel sanatlar, tarım, ticaret v.b.) tarihî olaylar arasında yer alır ve tarih biliminin konusunu meydana getirir. Zaman ve yer gösterilerek incelenen tarih olaylarında, zaman ölçüsü olarak yıl, ay ve gün kullanılır. Olayların birbirine kar... Devamı »»» TOPLUMBİLİM « Bilim ve Sanat İnsan topluluğu hayatını ve onu yöneten kanunları inceleyen bilim. Yeni bilimlerden biridir kuruluşu iki yüz yılı geçmez. Toplumsal olaylar tarihin incelemeleri arasında yer alırdı.İlkin Fransız filozofu Auguste Comte toplumbilime bir bilim olduğu gözü ile bakmış ve toplum olaylarını bir bilim görüşü ile incelemenin zorunluluğunu ortaya koymuştur. ... Devamı »»»
.